Yazarlar

ANA BABA HAKKI

Veli VERGİLİ

ANA BABA HAKKI';

         Değerli Okuyucular, Kıymetli Dostlar, Geçen hafta yazdığım ‘’Gurbet Yolcuları ‘’ yazımın son paragrafında gurbete gidenlerin geride bıraktığı, artık ömrünün son baharını yaşayan sıladaki ana babaları yazarken oldukça duygulandım. Çünkü ben de bu gruba girenlerdenim. Daha önce kul hakkı, komşu hakkı olarak yazmıştım. Ancak herkesin üzerinde yüce Allah ve peygamberimizden sonra  en çok hakkı olan ana, babaları yazmamıştım. ‘’Babadan gören sofra salar, anadan gören minder serer. ’’ atasözü erkek çocuk babasından ev geçindirmeyi, kız çocuğu da anasından ev işlerinin nasıl yapıldığını öğrenir demiştir. Onun için bizim ilk idolümüz olan bu insanlara herkesin mutlaka gerekli sevgi ve saygısını göstermesi hem dinen hem toplumsal bir davranış olarak bir görevdir.   

               Türklerde “Oğul dahi ( da ) neylesin baba ölüp mal kalmasa.", “Ana hakkı, Tanrı hakkı.”, “Ağlarsa anam ağlar, kalanı yalan ağlar.”, “Ana gibi yâr, Bağdat gibi diyâr olmaz.” şeklindeki atasözlerinin yanı sıra, “Baba malı tez tükenir, evlat gerek kazana.”, “Baba ekşi yese, oğlunun dişleri kamaşır.”, “Baba olmayan ata kadrini bilmez.”, “Ata sözünü tutmayanı yabana atarlar.” gibi atasözleri Türklerde ana- baba değerini ne güzel anlatır. Türklerde ortak milli değerlerden birisi ‘ana, baba sevgisi’ dir. Türklerin bozkır kültüründen günümüz modern dünyasına değin süregelen geleneksel aile anlayışında ve yaşayışında, ‘ana - baba değeri’ ilkin sevgi, beraberinde saygı gibi evrensel değerler ışığında öncelikle din ve devamında töre ile millî ve geleneksel halini almıştır.  Dinimize göre de  Kur’an-ı Kerîm’de “ana – babaya itaat” konusunda   : İsrâ Sûresi 23. Âyette “Rabbin sadece kendisine kulluk etmenizi, ana – babanıza da iyi davranmanızı kesin bir şekilde emretti. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa, kendilerine ‘Of!’ bile deme; onları azarlama, ikisine de güzel söz söyle.”, Lokman Sûresi 14. Âyette, “Biz insana, ana babasına iyi davranmasını tavsiye etmişizdir. Çünkü anası onu nice sıkıntılara katlanarak taşımıştır. Sütten ayrılması da iki yıl içinde olur. (İşte bunun için) önce bana, sonra da ana – babana şükret diye tavsiyelerde bulunmuşuzdur. Dönüş ancak banadır .” sözüyle yarınki ahiret hayatımızda en öncelikli hesabımızın bu konuda olacağını vurgulamıştır. Böylece, Türklerin çağlar ötesinden beri yabancı olmadıkları ana – baba değeri, İslamiyet’le birlikte perçinlenmiştir.

          Kul hakları içinde en mühim olanı ana-baba hakkıdır. Allah ve Resûlü’ne itaatten sonra ana-babaya itaat gelir. Onlar, maddî ve mânevî hayâtımızı inşâ eden müstesnâ kişilerdir. Bir anne yüreği ve kucağı, çocuk terbiyesinin yapıldığı muhteşem bir dershânedir. Âile yuvası, çocuğun istikbâlini şekillendiren ilk eğitim müessesesidir. Dolayısıyla anne ve babaların evlâtları üzerindeki hakları sayıya gelmeyecek kadar çoktur. Fazîletli anne-babalar, evlâtlar için büyük bir rahmet ve berekettir. Bizleri önce bir müddet karnında, sonra kollarında ve ölünceye kadar da kalplerinde taşıyan annelerimize gösterilecek sevgi ve saygıya ortak olabilecek başka bir varlık yaratılmamıştır. Bu dünyanın  fırtınalı yollarında bizlere bir toz konmasın diye bütün varlığını seferber etmiş olan anne ve babaların haklarını ödeyebilmek mümkün müdür? Mevlânâ Hazretleri ne güzel ifâde eder:“Anne hakkına dikkat et! Onu başında tâc et! Zîrâ anneler doğum sancısı çekmeselerdi, çocuklar dünyaya gelmeye yol bulamazlardı.” “Hiçbir evlât, babasının hakkını ödeyemez. Şayet onu köle olarak bulur ve satın alıp âzâd ederse, babalık hakkını (ancak o zaman) ödemiş olur. Ana-babanın duâsı makbûldür. Onların hayır duâlarını almaya gayret edilmeli, bedduâlarından da sakınılmalıdır. Resûlullah şöyle buyurmuşlardır:“Makbûl olduğunda şüphe bulunmayan babanın çocuğuna duâsı’’ “Babanın oğluna duâsı, peygamberin ümmetine duâsı gibidir.” Annenin duâsı ise babanınkinden daha tesirlidir. Bu yüzden hadîs-i şerîfte zikredilme ihtiyâcı hissedilmemiştir. Bu durumda anne-babaya âsî olmanın büyük günahların başında yer alacağı husûsunda şüphe yoktur.

              Sevgili Okuyucular, Değerli Dostlar, sılada bırakılan, hayatının sonbaharındaki bu müstesna insanları - ana, babanızı - unutmayın. Hiç değilse önemli gün ve gecelerde arayıp hatırını sorun. Daha önce anlattığım bir hikaye vardı. Genç bir delikanlı yaşlı bir adamı sokak ortasında dövmektedir. Her vuruşunda ihtiyar adam gülmekte başını sallayıp dua etmektedir. Araya girenler kavgayı ayırır ve meraklarını alamayıp ihtiyara sorarlar :"Neden hem dayak yiyip hem gülüyorsun." Yaşlı adam ben kaderin cilvesine gülüyorum. Çünkü yıllar önce ben de bu meydanda babamı dövmüştüm, der. Gerçekten ne ekersek onu biçeriz. Bugün babalarına bakmayan evlatlar var. Daha önce yazdığım bir hikayede karısı yüzünden babasını orman kulübesine götürüp çocuğunun sözleri yüzünden yanlışından dönen evlatlar var. Bu hikayeler bize ders olmalı. Çoluk, çocuğuna yük olmamak için huzurevlerine giden anne babalar var. Birçok anne, babanın ömrünün son günlerinde kimseye yük olmamak için dua ettiğini biliyorum. Aşık İmam'inin türküsünde anlattığı hikayeye göre pazar giden Ali Kemal:  Eşi dönmeyince merak eder oğlunun evine gider eşi ordadır oğlu, gelini ve gelinin babası tarafından dövülür. Eşi ne kadar araya girse de faydasızdır Ali Kemal'in dişi kırılır, kaşı yarılır ve gömleği kan olur, o gömleği bir daha yıkanmamak şartıyla çerçevelettirir ve öz oğlumun hatırası der: ‘’Ala gömlek kanlı yaka giymem gayri, kefene bulaşır leken taputuma koymam seni diyerek ağıt devam eder. Allah böyle evlatlardan muhafaza eylesin.

                 ‘’ Babanız giderse darda sana yetişen elin gider, aklın gider , canın gider. Şu dağlanmış yüreğinde çocuk kalan yanın gider. Annen giderse senin için gerçek ağlayan gider. Nefesin, ömrün, sırtın gider. İki kapılı bu handa, menzilin gider. Annen giderse darda yetişen elin gider. Aklın gider, canın gider. Şu dağlanmış yüreğinde, Çocuk kalan yanın gider. Annen giderse öpülecek elin gider. Bayramın gider. "Sana yapılan duaların gider. ’’  Anne, babası sağ olanlar kıymetini bilsinler. Ben annemi ilkokula gitmeden kaybettim. Ama yıllar yılı hep acısını hissettim. Annesi, babası vefat edenler mutlaka belirli zamanlarda onlara dualarını eksik etmesinler. ‘’Anne ve babalar evlatlarıyla ilgili olan bazı şeyleri duymazlar ama kalbiyle hissederler. Baba koruma ve yardımın, anne şefkat ve sevginin sembolüdür. Bir anne, bir baba sizlere hayatı her zaman öğretecek en iyi öğretmenlerdir. Hayatınızı sigorta ettirmek ve her türlü belalardan korunmak istiyorsanız anne ve babanızın duasını alın. Baba rızık kapısıdır açmasını bilene, anne cennet kapısıdır girmesini bilene, Anne gezindiğin bağ, Baba yaslandığın dağdır. Ömrümün en güzel çağı, Annen ve Babanla olandır. ’’ Herkese anne, babası ile birlikte uzun ve sağlıklı bir ömür dilerim. Lütfen aşılarınızı olup tedavinizi ihmal etmeyin. Anne babalarınızı unutmayın, onların aşılarını da yaptırın. Sağlıkla, dostça kalın. Hoşça kalın…….

    Veli VERGİLİ    :     v.vergili59@hotmail.com      :                 Tel :05064189664

    1499 kez okundu.

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!

    Yorum yazın
    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları