Yazarlar

     DOSTLUK VE ARKADAŞLIK

Veli VERGİLİ

     DOSTLUK VE ARKADAŞLIK';

    Değerli Okuyucular, Sevgili Dostlar, Öğretmenliğe başladığım yıllarda öğrencilerime çok severek öğrettiğim bir şarkı vardı : "Dostluğun biz sevgisiyle, toplandık şu an burada. Bu sevgi bağı kopmaz hiç, dağılsak bir gün yurda." O saf ve temiz yüreklere daha ilkokul yıllarında bu iki heceli kelimeyi öğretirken bugün yurdun her yöresine dağılan öğrencilerimize dostluğu kavratmaya çalıştık. Okul yıllarındaki arkadaşlıklarını dostluğa dönüştürsünler istedik. Belki  bunu sağladığımız çocuklarımız oldu, bizim öğretmenlerimiz de bize önce arkadaşlık sevgisini aşıladılar. Daha sonra bu arkadaşlarımızın çoğu ile dostluklarımız oluştu hala devam ediyor. İnsan hayatında arkadaşsız bir hayat, dostsuz bir yaşam düşünülemez. Böyle bir hayat tuzsuz yemek, şekersiz çay gibidir. Emekli öğretmenimiz Raşit EVŞEN  ise bu dostluk kavramını bakın nasıl ifade etmiş :

     Baki sevgiler adına nice dilekler vardır,

    Ölümü bile ayırır saymayan gönüller vardır.

    Mesafeler araya set çekmişse ne çıkar,

    Sevgide  birleşen gönüller vardır.

     İnsan vefa , dostluk gibi çok güzel duygulara sahip bir varlıktır ve bu özellikleri onu dağ , taş gibi cansız varlıklardan farklı kılar . Bu yüzden kişi sevdiği , saydığı insanla ne kadar uzak olursa olsun gün gelir onunla buluşma imkanını bulur. Can canın yoldaşıdır.  Dostluk böyle bir şey. Öyle dostluklar  vardır ki ölüm bile ayıramaz. Dostluk hayattaki en buyuk armağanlardan biridir bizim için. Başımız ne zaman darda olsa yanımızda bir dostumuzun olduğunu bilmek güç verir bizlere. Arkadaşlık ise  çok güzel bir şeydir. Arkadaşlık demek birbirlerini sevip sayan, onları küçümsemeyip onlara güvenen ve sırtını arkadaşlarına dayayan kişilerin olduğu duruma arkadaşlık denir. Arkadaşlıklar hiç bozulmaz. Bozulsa bile  sonra yeniden barışılıp dostluklar tazelenir. Arkadaşlarımızla çok iyi zaman geçiririz. Bazen istemeden onları üzebiliriz fakat özür dilediğimiz zaman her şey eski haline döner. Arkadaşlık tanıdığımız birisi ile ortak iletişim kurmak ortak birtakım etkinlikler yapmaktır. Aynı oyunda oynamak aynı işte calışmak aynı şarkıyı söylemek gibi. Fakat şunu unutmamak lazım arkadaşlık belli sınırlar dahilindedir. Ama dostluk bir ömür boyu devam eder. Dostlarımız önemlidir. "Dost" sözcüğünün dile getirilmesi bile içimizi ısıtmaya yeter. Bazen kederi bazen sevinci paylaşırız onlarla. Ailemizden sonra, kendimizi yakın hissettiğimiz kişilerdir.  Dert ortağımız, sırdaşımız, bir fincan kahveyi birlikte yudumladığımız, kimi zaman kahrımızı çeken, borç alıp verdiğimiz, sesini duymaktan mutlu olduğumuz yol arkadaşımızdır.  Gerçek dostluklarda hesap kitap yapılmaz.  Kolay kolay birbirlerinin haklarını yemezler ve parayla ölçülmez paylaştıkları yıllar. Ortak bir geçmişleri de vardır.    Zevkleri uyuşmasa da kalpleri buluşmuştur bir şekilde. Dostluk; açık kalpli olmakla, birbirini iyi dinlemekle ve gözlerinden, sesinden kalbini okuyabilmekle yaşatılabilir. Dostluk, dürüstlük ve içtenlikle yıllara meydan okuyabilir. Aslında bütün insan ilişkilerini güzelleştiren de bu duygular değil mi? Annene ve babana, sadece evlat değil dost da olabilmelisin. Tabii ki anne ve baba da evladına dost olabilmeli. Eşler de öyle değil mi? Eşinle de dost olabilmelisin.Dostluk, kalplerin başka bir iklimde buluşmasıdır. Kalbini birbirine açmaktır. Güzel sohbetleri paylaşmaktır. Eğer bir gün bir dostunuzla aranız bozulursa  bilin ki bu, dostluğunuzun biteceği anlamına gelmez. Dostluğunuzun sağlamlığı sınanıyordur belki. Gerçek dostluklar bu sınavları başarıyla atlatır. Gerçek dost yanlış yaptığında seni uyaran, sonrasında ise koruyan kişidir. Yaptığın yanlışı herkese duyuran değil. Dost düğünde halaya, ölümde tabuta omuz verendir. Dost dediğin ayağını kaydıran değil, kaydığında seni yerden kaldırandır. Hayatta parayla alınamayacak еn dеğеrli şеy sеnin dеrdini kеndi dеrdi gibi görеn dosttur.

           Unutmayın!  Hepimizin bir dost selamına, bir dost sesine ve bir dost eline ihtiyacı vardır. Bu dost eli, belki bizi büyüten ellerdir. Belki aynı evi paylaştığımız kardeşimizdir, hayatımızı birleştirdiğimiz eşimizdir. Belki de aynı sırayı paylaştığımız okul arkadaşımızdır. O dost elini sıkı tutun ve bir fincan kahveyi, çayı birlikte yudumlayın. Dostluğun ve çayın sıcaklığıyla  zaman içindeki güzel yolculuğunuza o dost elini tutarak devam edin. Eşiniz, kardeşiniz, anneniz, babanız, okul veya iş arkadaşınız, komşunuz... Dost gördüğünüz kim olursa olsun, dostluğunuz baki olsun! Leyla'dan Mevla'ya yükselen aşkların ebediliği gibi  dünya dostlarından ebedî olan dostluğa giden yolun izini de sürün.  Gerçek dost, herkes sizi bırakıp gittiğinde  gönül sarayınızda varlığını dolu dolu hissettiğiniz ebedî dosttur. Tüm dostlarınızı kaybetmeden o "hakiki ve ebedî dosta" yöneldiyseniz  ve  gönül sarayınıza "buyur!" ettiyseniz ne mutlu size! Dost kara günde belli olur. Her şey iyiyken güzelken tabiri caizse güllük gülistanlıkken yanımızda olan çok olur. Böylesi zamanlarda yanımızdan eksik olmayan insanlar vardır. Esas dostluklar ise zor zamanlarda belli olur. İhtiyacımız olduğunda, sıkıntıya düştüğümüzde bizi yalnız bırakmayan insanlar gerçek dostlarımızdır. Dostlar birbirlerinin iyiliğini ister. Dost acı söyler. Gerçek dostlar yıldızlar gibidir, karanlık çökünce ortaya çıkarlar.   Gerçek dost karşısındaki insanın güceneceğini kırılacağını bilse bile onun hatalarını , yanışlarını , kusurlarını ona söylemekten çekinmez. Çünkü güceneceğini bilse bile onun zarar görmesine razı olmaz. Belki onun eleştirileri bizi üzer ama o küseceğimizi bilse bile bizim iyiliğimiz için doğru olduğuna inandığı şeyleri söylemekten çekinmez. Hatasız dost arayan dostsuz kalır. Kusur, hata, yanlış gibi kavramlar insan olmanın gereğidir . Yani hatalarımızla, kusurlarımızla biz insan oluruz. Hiçbir hatası olmayan, insan olamaz .  Mükemmel insanı aramaya kalkarsak hiç kimse ile dostluk kurmamız mümkün olmaz

              İ İnsanın hayatında birçok arkadaşı çevresinde pek çok yakını bulunur. Ancak bu insanların hepsi dost değildir. Dost dediğin bizi karşılıksız sever. Dost yanımızda olmasa da varlığını bildiğimiz, yanımızda hissettiğimiz kişidir. İnsanın öyle anları olur ki bazen karanlıklarda kaybolur. Tüm dünya üstüne geliyormuş gibi hisseder, kişi kötü anlarında ne yapacağını bilemez. Ancak gerçek bir dostunuz varsa böyle bir durumda o sizi alıp aydınlıklara çıkarır, sıkıntılarınızı paylaşarak içinizi rahatlatır. Gerçek dostlarını bulmak isteyen insanların zaman ihtiyacı vardır. İki kişi fedakarlık çerçevesinde zor günlerden geçtiğinde ve birbirlerine destek olduklarında bu arkadaşlık ilişkisi zamanla dostluğa dönüşür. Gerçek dostluk çok zor elde edilir. Bir dost ancak kırk yılda kazanılır. Ama bu duygu dünyadaki pek çok duygunun üstündedir. Gerçek bir dost bulan kişiler bu dünyadaki şanslı insanlardır. Eğer sizin de gerçek anlamda bir dostunuz varsa ona sımsıkı sarılın ve hiç bırakmayın. Çünkü dost karların içinde açan bir çiçek gibidir. Onu bulduktan sonra kendisine gereken değeri vererek asla kaybetmemek gerekir. Bazı dostlar ise menfaati bitene kadar dostunuzdur. Hikayede olduğu gibi:  " Bir gün padişah iki tane köle satın aldı. Kölelerden biri çok temiz yüzlü inci dişli biriydi, nefesi gül gibi kokuyordu. Diğeri oldukça çirkindi, dişleri çürümüş ağzı kokuyordu. Padişah o güzel yüzlü köleye ihsanlarda bulunarak onu hamama gönderdi. Dişleri çürümüş ağzı kokan köleyi yanına çağırdı. Kendini çok beğendiğini fakat arkadaşının kendisi hakkında çok kötü şeyler söylediğini belirterek onun da arkadaşının kötü huylarını söylemesini istedi. Fakat köle arkadaşına toz kondurmadı hep onu övücü sözler söyledi. Padişah ne yaptıysa bir türlü o köleye arkadaşı hakkında kötü bir söz söyletemedi. Nihayet ikinci köle hamamdan geldi. Padişah onu da sınamak için huzuruna çağırdı. Onu övücü sözler söyledi. "Sıhhatler olsun ne kadar zarif ve latif olmuşsun. Keşke öbür kölenin sayıp döktüğü kötü huyların da olmasa ne olurdu." dedi ve onu da diğer köle gibi denemek istedi. Bunun üzerine köle kızdı, köpürdü ve arkadaşı hakkında kötü şeyler sayıp dökmeye başladı. Biraz konuştuktan, arkadaşının kötülüklerinden bahsettikten sonra padişah onu susturdu: "Yeter artık ikinizin de özünü, aslını anladım, onun ağzı kokuyor, senin ise için kokmuş bundan sonra sen o doğru sözlü ve güzel huylu kölenin emrindesin haydi git! " dedi.                 

                 Evet, değerli okuyucular ve yazılarımı okuma lütfunda bulunan sevgili dostlar, dostluk ve arkadaşlık ebedi olmalıdır. Hikayedeki gibi menfaate dayalı olursa sonu böyle olur. Bugüne kadar arkadaş olduğum ilkokul, ortaokul, lise, yüksek okul, askerlik, cezaevi, hastane, hacı, iş vb. arkadaşlarımı saygıyla anıyor; bunlardan ilişkilerimi dostluğa dönüştürdüklerimle ölünceye kadar dost kalabilmeyi umuyorum. En güzel hikayeler, masallar, yazılar, filmler, şiirler, türküler dostlukla ilgili değil midir? Tüm dostlara selam olsun. Sevelim,sevilelim dünya kimseye kalmaz. Sağlıkla kalın, insanca kalın, dostça kalın, hoşca kalın.

    Veli VERGİLİ    :     v.vergili59@hotmail.com      :                     Tel :0506418966

    2075 kez okundu.

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!

    Yorum yazın
    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları