Yazarlar

2015 Genel Seçim Sonuçlarından Ak Parti Ne Anlamalı?

İLHAMİ ATASEVER

    07 Haziran 2015 Pazar günü yapılan milletvekilliği genel seçimleri vatana, devlete, millete hayırlı olsun!

    Türk insanı şunu gördü. Sadece yılda iki maaş ikramiye vereceğiz demekle oy alınmıyor. Asgari ücreti arttıracağız demekle de oy alınmıyor. Davanız olacak. İstikrarlı olunacak. Vatandaş Ak Partiye ne dedi bu seçimde? Sana güveniyorum gönlüm senden yana! Ama…

    Emeklilerin maaşını mı artırmak gerekiyor? Bunu sen yapmalısın diyor. Asgari ücreti artırmak mı gerekiyor? Bunu da sen yapmalısın diyor. Efendim ama biz bunu yaparsak bütçe falan filan. İşte her şey gözünüzün önünde kardeşim! İstikrarsızlık bir başlarsa, Dolar alıp başını giderse, borsa inip çıkarsa vs. Emekliye, asgari ücretliye verilmesi gerekenden daha fazlası başkalarının cebine girmeyecek mi?

    Ak Parti popülist politika yapmazmış. Yap kardeşim. Para başkalarının cebine gireceğine kendi vatandaşının cebine girsin. Para yine Türkiye’de kalsın. Bu memleket yıllarca İMF ye borçlu olarak yaşamadı mı? Siz aynısını yapmayın ama Türkiye’nin geneline yapacak olduğunuz yatırımları biraz yavaşlatın! Sindire, sindire gidin. Efendim biz onu yapamayız diyorsanız siz bilirsiniz ama her şey ortada!

    Yapılan tank, top, helikopter, gemi, roket, milli piyade tüfeği, uçak, uzaya gönderilen uydu, hava alanları, yer altı, yer üstü tünelleri, otoyollar, köprüler, devlet ve özel hastanelerde muayene ve ameliyat kolaylığı, okullar, hastane kuyrukları önünde bekleyen insanlara getirilen kolaylıklar, eczanelerden ilaç alma kolaylığı, helikopterlerle hasta taşınması, başörtüsü yasağının kaldırılması, özgürlükler… Tamam. Hepsi çok güzel ve doğru şeyler. Onun karşılığını almış görünüyorsunuz. Fakat her vatandaş bunu birebir göremiyor ki? Bunu gören, bilen, anlayan yok mu? Tabii ki var ama demek ki yeterli olmuyor!

    Yeni yetişen gençler bunları yeni gördüğü için, yapılanları zaten var olarak ve yapılması gerekenler olarak biliyor. Yeni Türkiye’de yapılanların ne olduğu, dünkü Türkiye’nin durumu ve Türkiye’nin bugün geldiği durum insanlara iyi anlatılmalı. Yukarıda yapılmış olanların ne anlama geldiği, Türkiye’nin maddi veya manevi olarak geldiği bugünkü durum ancak ve ancak dava bilinci ile anlaşılır. Gençler bilinçlendirmeli, Türkiye’nin ve Dünyanın durumu iyi anlatılmalı. Özellikle gençlere iyi anlatılmalıdır.

    Herkesin, hergün görebildiği, dillendirdiği ve istismara açık olan bir şey daha var. Emekli maaşları ve asgari ücret! Vatandaş hergün elini cebine attığında kaç liram var ona bakıyor! Dava bilinci, emeklinin ve asgari ücretlinin maaşlarının biraz daha artırılması ile süslenmeli. Bu konulara dikkat edilirse daha doğru olur diye düşünüyorum.

    Seçimlerden önce yazdığım bir köşe yazısında 'İbret alınsaydı tarih tekerrür eder miydi?' başlığı altında Osmanlı’dan bir örnek vermiştim. Verdiğim örneği tekrar aşağıya aldım.

    'Osmanlı devleti Avrupa’ya sefere çıkarken Kırım Hanlığı’nın bir görevi vardı.

    Kırım Hanı’na verilen görev: Tuna nehri üzerindeki köprülerin ve ikmal yollarının hazırlanması. Osmanlı Devleti bu görevi Kırım Han’ına vermişti. Osmanlı ordusu görevini tamamlayana kadar köprülerin kontrol altında tutulması, oralardan Hristiyan ordularının geçişinin engellenmesi görevi Kırım Hanının göreviydi.

    Osmanlı Viyana’yı kuşatmış. Viyana direniyor. Kırım Hanı da köprüleri ve ikmal yollarını kontrol altında tutuyor. Yani Tuna nehri üzerindeki köprüleri tutuyor. Hâkim bir tepeden köprüleri toplarla beraber kontrol altında tutuyor. Köprüler, o topların menzilinde. Oradan kimseyi geçirmiyorlar. Bir müddet sonra karşıdan büyük bir Haçlı ordusu - Leh ordusu tozu dumana katarak o bölgeye geliyor. Tuna nehrini karşıya geçecek. Komutanlar Kırım Hanına diyorlar ki; Hanım haçlıordusu geldi ve karşıya doğru geçmeye başladı. Buna engel olmayacak mıyız?

    Kırım Hanı diyor ki; Osman Oğlunun burnu çok büyüdü, bizim değerimizi inkar etmeye başladı, bize yüksek perdeden konuşur oldu veya buna benzer mealde bir şeyler söylüyor. Osmanlı’nın burnu biraz sürtünsün de anlasın Kırım Hanının değerini' diyor!

    'Kırım Hanı eğer o köprüden düşman ordularının geçişine müsaade etmeseydi, Osmanlı kaç yıl daha yaşardı onu ancak Allah bilir. Bu olaydan gerçekten ibret alınmalı.'

    Seçmen Ak Partiye Kırım Han’ının yaptığı gibi yapmadı. Dedi ki! 'Yaptıkların güzel şeylerdi. Onları kabul ediyorum. Onun için de seni tekrar Türkiye’nin 1. Partisi yaptım. Ama yeterli değil. Bundan sonra biraz daha dikkatli olmalısın!' Hoşça kalın.

    2351 kez okundu.

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!

    Yorum yazın
    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları