Yazarlar

ELEŞTİRİRİZ, İLGİLİLERE SÖYLEMEYİZ, ÇÖZÜM DE SUNMAYIZ!

İLHAMİ ATASEVER

    Devletin yaptırdığı yol, asfalt, köprü, kaldırım, aydınlatma, binaların dış görüntüleri, kavşaklar, yayalar şehir merkezinde yürürken kaldırım taşlarının teraziye uygun döşenip döşenmediği, çiçeklendirme, ağaçlandırma, telefon ve kanalizasyon kapakları, standartlara uygun olmayan hız kesicileri, köylere yapılan hizmetler, su isale hatlarının usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, ihata duvarları için devletin muhtarlara verdiği çimento ve demirin haricinde işçiliği siz yapın şeklindeki hizmet metodu, yer üstünden çekilen elektrik ve telefon kablolarının çirkinliği, valilikten, ilgili müdürlüklerden, belediyeden, hastanelerden vb. kurumlardan alınan hizmetlerden hiç mi şikayetimiz veya memnuniyetimiz yok? Mesela il özel idaresi, muhtarlara köylerinin ihtiyaçları için zaman zaman çimento, demir veya metrelerce kangal halinde su borusu verir. Neden? Köyün yapılacak olan ya ihata duvarı vardır ya herhangi bir başka ihtiyacı vardır veya su ihtiyacı vardır da ondan! Peki yapılacak olan işin mühendisliğini, işçiliğini kim yapacak, kumunu, çakılını kim alacak, nakliyesini kim yapacak, işçinin yemeğini kim verecek, işçilik anında bir kişinin başına iş kazası gelirse sigortasını veya hastane masrafını kim karşılayacak? İşin sonunda o köyün ihtiyacı olan mesela ihata duvarının yapıldığının resmiyeti nasıl belgelenecek? İşin bitiminde muhtar, o köye ait ihata duvarının yapıldığına dair mi, yoksa teslim aldığı çimento ve demir için mi imza atacak veya anlayamadığımız daha farklı bir uygulama mı yapılmaktadır? Muhtarın birisi bir gün çıkar da şöyle derse; köyümün ihtiyacı olan ihata duvarı için gerekli olan çimentoyu, demiri veya kangal halinde su borusunu ben alayım, mühendisliğini ve geriye kalanını da özel idare olarak siz yapın! Buna verebilecek uygun bir cevabımız var mı? Yapılacak olan iş bir bütündür! Devlet, çimentoyu, demiri ve su borusunu verdikten sonra geriye kalan diğer işleri köylü yapabilir mi veya yapmak zorunda mı? Herhangi bir köye su isale hattı çekilir, köylü sevinir. Çok kısa bir süre sonra da su patlakları oluşur, köye getirilen sudan kimse ağız tadıyla su içemez! Bir sürü masraf da boşa gider. Ondan sonra da kalkar devleti ve işi yapan müteahhidi kötüleriz. Evet bunların hatası veya ihmali olabilir ama yaptıranın veya hizmetten istifade edecek olanların hiç mi ihmali yok? Yapılan yanlışlardan hiç mi ders çıkarılmaz, yapılan yanlışlar yapanın yanına kar mı kalır? Gereken yapılıyor da haberimiz mi olmuyor? Köyümüzde kentimizde sarkık bir şekilde duran elektrik ve telefon kablolarının çirkinliği, büyümekte olan ağaçların bir kısmının dibindeki ve şehir merkezindeki bazı boş alanların çirkinliklerini görmüyoruz! Bunlar bizleri rahatsız etmiyor mu? Yapılan kaldırımlardan yürümek çok güzel. Peki, yerinden oynayan veya terazisi bozuk olan kaldırım taşlarının üzerinden ayağımız burkularak düşmemizin sonunda ilgili yeri arayıp gerekli uyarıyı yapıyor muyuz? Resmi kurumlardan veya hastanelerden yeterli hizmeti alamadığımızda veya bir memurun vatandaşa, memura yakışmayan tarzda bir davranışını gördüğümüzde gerekli yerlere tepkimizi gösteriyor muyuz? Dökülen asfaltın zamanla bozulmasından kaynaklanan ve yağmur yağdığında biriken suların, önümüzden geçen araçlar vasıtasıyla sıçrattığı çamurdan olan rahatsızlığımızı ilgili yere bildiriyor muyuz? Yapılan hizmetlerden beğendiklerimizi ilgililerle paylaşıp teşekkür ediyor muyuz? Yoksa nasıl olsa bu olumsuzlukları ilgili yerlere birileri bildirir mantığı ile mi yaşıyoruz. İyi ama vatandaşlık görevimizi yapmaz, belediyeyi, valiliği, özel idareyi veya ilgili kurumları uyarmaz ve sadece eleştirirsek bu davranış doğru bir davranış mıdır? Unutulmamalı ki tüm kurumlar insanlar tarafından idare edilir. Herkesin hatası ve kusuru olabilir! Hiç şüphesiz insanlar her şeyin en güzeline layıktır. Yapılan hizmetler için ilgililere teşekkür etmesini de, yanlış veya hataları gördüğümüzde ilgili yerlere bildirmesini, varsa çözüm önerilerimizi de sunmalıyız! Devlet, vatandaşı için vardır. Hizmeti ya yaparsınız, ya da yapmazsınız! Hiçbir hizmet yapmış olmak için yapılmaz! Yapmış olmak için yapılan hizmet hiç yapmamaktan daha kötüdür! Neden? Hem insanların hayallerini yıkarsınız, hem masraf, hem de zaman kaybına neden olursunuz da ondan! Akıl akıldan üstündür. Herkes eleştirisini yapmalı, çözüm konusunda fikrini söylemelidir. Bunu sade vatandaş olarak da, kurumlarda en alt kademeden en üst kademeye kadar görev yapanlar olarak da, siyasette yerini almış olan her partili teşkilat üyesi de hiç çekinmeden makul ölçüler içinde mutlaka yapmalıdır! Hiç kimse gelecek kaygısı ile doğruyu söylemekten ve yapmaktan çekinmemelidir! Çünkü geleceği ancak Allah bilir! Uyarıya muhatap olanlar yapılan uyarılara teşekkür etmesini bilmeli! Yapılmayan uyarılardan kaynaklanan her türlü sorumluluğun da üzerimizde vebal olduğunun bilincinde olmalıyız! Esen kalın.

    2238 kez okundu.

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!

    Yorum yazın
    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları