Yazarlar

HER TESELLİ BİR İHANET GİBİ REYHANLIYA

Eda BİLDEK

    Tatsız bir ilkbahar arifesi... Mevsim papatyaların mevsimi... Güneş bir görünüp bir gizlenirken yağmurların anlattığını ancak yağmura muhtaç kalpler bilir. Şüphesiz hüzün en çok düştüğü kalbin lisanıdır; kalp ancak içindeki hüznü lisanı kadar anlatandır. Oysa her yaşadığınız öyle kolay dökülmez kelama, kelam ile anlatsanız da anlatamadıklarınızın yükü kurşunlar sizi gizli hudutlarda.En tehlikeli oyunlar, insan zihninde doğar. Dahası insanoğlu asla doymak bilmeyen hırsları, terbiye olmayan nefsi ile pimi çekilmeye hazır bir bomba gibidir. Zaman akıştayken çağın yüzünde yeni oluşumlar vardır; dün dündür bu gün bu gün; öyleyse hiçbir kanun değişmez değildir! Liderler gider; yasalar değişir; coğrafi sınırlar çizilir; dün yönetilen bu gün yönetmeye aday olabilir. Değişmeyen tek şey insanoğlunun zihinsel savaşıdır!Üstelik bazı savaşlar psikolojik atılımlarla başlar... Sinsi sinsi sızar hedefinin sınırlarına. Destursuzdur, kalleştir; bunun için düşmana karşı uyanık olmak gerekir! Hani barış diyoruz ya; asırlardır barış üzerine iddialı açılımlar, sözler sarf edenlerin üzerine bu gün yeniden bir açılım daha ekliyoruz ve bir kez daha biz barış diyoruz. Herkesin mutlak surette ihtiyaç duyduğu barışı, neden bir kesin hem arzuladığını iddia ederken öte taraftan uzlaşamıyor?! Bunun tek nedeni: Menfaatlerine ters düşüyor!Birkaç gün önceki çığlıklarda hedef barışın engellenmesi miydi? Yahut Suriye'deki çatışmalardan kaçıp sınırlarımıza sığınan Suriyelilere karşı durmak için bir kesimi fitillemek miydi? Dış güçlerin ülkemizin içindeki karar krizlerinden faydalanarak hedef şaşırtıp emellerini uygulamaları mıydı? Herkes için birçok neden olabilir; hepsi de olabilir... Ama neticede bir takım güçlerin sinsi emellerinin yarattığı kıyamet yine masumları vurdu, ateş yine suçsuz gönüllere düştü.İran ve Esed'in dikkatle üzerinde çalıştığı Hatay, Türkiye'ye Şii-Sünni krizi ihraç etmek için merkez üssü olarak seçilmiş nokta olduğunu ve 80'li yıllarda Araplara özerklik verilmesi için özel çalışmalar yapıldığını tarih arşivlerinde bulmak çok da zor değilken bu gün onlara bir de Suriye eklendi. Ve şimdi içlerinden atamadıkları zehri yeniden daha da genişlemiş stratejilerle hataya akıtıp Türkiye'yi daha da karışık bir duruma doğru çekmek niyetinde oldukları kesin.Bu nasıl anlatılır bilemiyorum ama coğrafi kader, siyasi kader, biyolojik kader... Kader asla düz yollardan ilerlemez, önünüze her zaman engebeli yollar çıkacaktır. Üstelik düşman kapımızı çalarak gelmeyecektir. Yaşadığımız inişli çıkışlı hayatın faturasını sadece bu günkü iktidara kesmek nasıl sağlıklı bir varsayım değilse; bu gün kendi içimizde birbirimizle çatışmak da o kadar sağlıksız bir eylem. Çözüm sorunun üzerinde yoğunlaşarak ve karşılıklı anlayış yollarında uzlaşarak bulunacak bir nimettir.Reyhanlı'nın kalbinde yaralar açan patlamadan geriye kalan acının kokusu. Üstelik olana çare yok; toprak olanı yeşertme kudreti insanoğluna bahşedilmiş bir olgu da değil. Var olan olayı farklı bakış açıları ile sürekli yayınlamak yaraya tuz basmaktan başka bir işe yaramayacak. Zira acısı taze olanın öfkesi aklının önüne geçerek durumu daha da içinden çıkılmaz ve zararı telafi edilmez boyutlara ulaştıracaktır.Şimdi ne söylesek o anı yaşayan ve bedel ödeyen kalpler için asla anlaşılır olmayacak; zira izlemeye tahammül edemediğimiz görüntüleri yaşamak tanımsızdır. Hiçbir teselli acılarını hafifletmeyecek ve bir ihanet gibi düşecek kavrulan kalplerine; öyleyse dua: Rabbim sonsuz sabır ver... Şimdi bize sabretmek düşer...Kıyamet kimi zaman bir limandır, liman kıyamet. Bulmak için yitirmek şarttır bazı yazgılarda; yeni oluşumlar için yıkılmak gerekir çoğu zaman. Hazine felaket getirir bazen; değil mi ki felakette de hazine saklıdır nasiplice... Zerre hayır, zerre şer, böyle değil midir kader?!Affetmeyin, unutmayın da; uyanık olmak için unutmamak gerekir ama iman gücü sekineyi gerekli kılar; mutmain olmak, sabırlı olmak ve ne olursa olsun dik durmak! Müslümana bu yakışır... Reyhanlı kalbindeki acıyı senin gibi anlamasa da kalp acılarımızın eşiğinde önce sana döküyor dualarını içtenlikle... Tüm kayıplarımız için Allah'tan rahmet dileyerek, sabır acının sahibi olanların kalbine haşrolsun.... El-Fatiha...

    2202 kez okundu.

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!

    Yorum yazın
    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları