Yazarlar

KAMU ÇALIŞANLARI VE VATANDAŞA YAPILAN MUAMELE!

İLHAMİ ATASEVER

    Devlet; içi boş bir çerçevedir. Kim doldurur içini? Amir, memur, işçi ve vatandaş. Devlet deyince ilk akla gelen nedir? Maalesef amir, memur ve işçi. İlk anda vatandaş akla bile gelmez. Devlet niçin vardır? Vatandaşa hizmet için. Vatandaş, devletin olmazsa olamazıdır! Vatandaş olmazsa devletin memuru veya amiri ne işe yarar? Hiç. Hiçbir zaman unutulmamalı ki devlet; Memuru, işçisi, amiri ve vatandaşı ile bir bütündür! Devletin memuru da, işçisi de, amiri de vatandaşa hizmet için vardır! Devletin tüm çalışanları hizmetini gördüğü vatandaşın içinden çıkar! Devletin idaresinde görev alanlar nereden geldiğini unutmamalıdır! Çünkü herkes birbirine muhtaçtır! Her vatandaş özeldir. Kamu kurumlarında işi olan vatandaşlar, her kim olursa olsun çalışanlar tarafından çok özel karşılanmalıdır. Çünkü devlet memurları, işçiler, halkın devlete ödediği vergilerle ayakta durmaktadırlar. Devlette çalışanlar her gün, her saat ve her dakika bunun şuurunda olmalıdır! İşini öyle veya böyle gerçekleştirip işbaşı yapan, işe girdikten, acemilik devresini atlattıktan sonra işçilerin, memurların veya amirlerin birçoğu geçmişte işsiz oldukları günlerini unutup maalesef hiç kimseyi tanımamaktadırlar. Bu durum insanlık adına, devlet adına çok acı bir durumdur! "Bazen arkasına dönüp bakması gerekir insanın; Nereden geldiğini unutmaması için." Vatandaşımız devletine ve memuruna karşı son derece saygılıdır. Bu saygıdan dolayıdır ki devlet dairesine girerken edebiyle, terbiyesiyle girmektedir. Bu edebi ve terbiyeyi, çalışan hiç kimse memur olsun, amir olsun istismar etmemelidir. Devletin kapısına işi için gelen vatandaşa, çalışanlar değer vermeli ve elinden geldiğince yardımcı olmalıdır. Devlet kurumlarının her birinin işi farklı farklıdır. Devlet dairesine işi için giden vatandaşların bir çoğu, o dairenin ve o dairede yapılacak işin acemisidir! 30 yıldan fazla devlette görev yapan bir kişi olarak, başta kendimi örnek verebilirim. "Kişiliğini makamlarından alanlar, makamlardan sonra kişiliksiz kalırlar." KALEM ELİNE Mİ YAPIŞIR? Devlet dairesine işi için giden bir vatandaş, diyelim ki dilekçe yazması gereken bir işe denk geldi. Vatandaş bunu bilememiş olabilir. Vatandaşa, git dilekçeni yaz getir demek ne kadar kolaysa, vatandaş için o kadar zor ve ağır bir durumdur! Veya herhangi bir iş için hazırladığı evrakların üst yazısı yanlış yazılmış! Aman efendim üst yazıyı düzelt de gel! Nasıl değiştirecek? Efendim nasıl değiştireceğini söyledik ya! Beyler! Vatandaş, işi için o kuruma zaten güç bela gelmiş, evinden erken çıkmış, dolmuşa binmiş, belli bir süre yaya yol yürümüş. Dilekçeyi nasıl yazsın, kime yazdırsın. Üst yazıyı nasıl değiştirecek kime yazdıracak? Oradaki amir veya memur dilekçe konusunda veya değiştirilmesi gereken yazı konusunda vatandaşa yardımcı olsa ne olur? Yardımcı olanın eline mi yapışır kalem! Hiç kimse, vergi dairesinde veya bankada vatandaşla sürekli yüz yüze görev yapan memurdan dilekçe yazmasını istemez zaten. Kurumlarda, örnek form dilekçeler oluşturulup bu iş için bir kişi görevlendirilemez mi? Vatandaş devlet dairelerine gittiğinde tatlı dil ve güler yüz ile karşılanmalıdır. İşi, anında halledilmelidir. Çok iyi biliyorum ki bunu başaran idareci ve memurlar var. Gönül ister ki sayıları çoğalsın ve her çalışan böyle olsun! Vatandaş, devlet dairesinden çıkıp giderken beddua ede ede değil, dua ederek gitmesi sağlanmalıdır. Devlet dairelerindeki işlerin daha sağlıklı yürümesi için, başta mülki amir olmak üzere ilgili kurumların tüm idarecileri ve çalışanları gereğini yapmalıdır! "Normal şartlarda, vatandaşı memnun edemeyen bir memur, amir veya müdür, hem bu dünyada, inananlar için hem de öbür dünyada çok büyük vebal altındadır!" Unutulmamalıdır ki; "Tebessüm bedavadır, alanı mutlu eder, vereni üzmez!" VATANDAŞIN CANINI SIKMAYIN? Evimizde, internet olayından sonra kullanmadığımız birçok kitap veya ansiklopedi vardır. Bunları, istifade etmek isteyenler için ya bir okula, ya da şehir kütüphanesine götürüp teslim etmeliyiz. Çünkü kitap önemlidir. Kurumuna kitap teslim etmeye gelenlere, ilgili kurum çalışanları tarafından da iyi muamelede bulunulmalıdır. Böyle olursa kitap ve ansiklopedi teslim eden kişi sayısı da çoğalır. Teslim edilen kitaplar, teslim edilen yerde çok özel ve güzel bir şekilde korunup muhafaza edilmelidir. Bazen evlerimizde kullanmadığımız ilaçlar vardır. İlaçları belediyeye vereyim de yoksul insanlar istifade etsin diye düşünürüz. İlaçları Belediyeye teslim etmeye gittiğimizde ilgili kişiyi bulamadığınızı farz edin, veya buldunuz sizinle ilgilenmediğini veya biraz isteksiz davrandığını bir düşünün! Canınız sıkılır mı? Elbette sıkılır! İnsanların canını sıkmamak lazım! Esen kalın.

    3553 kez okundu.

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!

    Yorum yazın
    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları