Yazarlar

CENNET NASIL BİR YERDİR? (2)

Mert ASLAN

    g. Sevdikleri ile birliktelik. Mü'minler cennete kendileri gibi iyilerden kabul edilmiş olan ataları, aile üyeleri ve yakınları ile birlikte girecek, orada da yine normal aile bağları içinde sonsuza dek yaşamlarını sürdüreceklerdir. h. Kayıtlara, sorumluluklara ve sınırlara veda. Aslında olasılıkla cennet yaşamının en önemli özelliği, her türlü sınır, sorumluluk ve kayıtlardan azat edilmiş olmasıdır. Ömrün bir son sınırı olmadığı gibi, gerek nicelik gerekse nitelik olarak nimetlerin, zevklerin ve eğlencelerin ve daha ilginç olanı, neredeyse özgürlüğün de sınırları yok gibidir. Sonsuz bir gençliğin heyecanı ile sonsuz bir özgürlüğün coşkusu birleştiği zaman, mutluluğun harikaları doğar. Bilindiği gibi, gençlik ve özgürlük insan mutluluğunun doğal temelleridir. Böyle bir durumda, seçeneklerin sonsuzluğu, muhteşem bir duygu olmalıdır. i. Nicelik ve nitelik açısından nimetlerin sonsuzluğu. Tüm içgüdülerimize, arzu ve fantezilerimize hitap edecek şekilde donatılmış bir çevredeki sayısız nimetlerden sınırsızca yararlanma şansı... Burada, insan mutluluğunun diğer bir koşulu ile karşı karşıyayız. Gözlerin gördüğü ve henüz görmediği onca sayı ve çeşitte nimetlerden arzularına limit koymaksızın faydalanabilmek, herkesin hayalini kurduğu bir lükstür. j. Mükemmel iklim koşulları. Dünyada insanların en çok mustarip oldukları şeylerden biri iklim koşullarıdır. Orada ise, iklim ne rahatsızlık verecek derecede sıcak ne de üşütecek derecede soğuk olacaktır. Tersine, herkesin memnun kalacağı şekilde mükemmel bir iklim olacağı bildirilmektedir. k. Yeşil alanlar. Cennette, uçsuz bucaksız yeşil alanlar olduğu anlaşılmaktadır. Tıpkı bahçeler gibi, yeşil alanlar da insanlar için fırsat buldukça koştukları en huzurlu mekanlardandır. Demek ki, insanlar orada da yeşil alanlarda bulunmanın mutluluğunu yaşayacaklardır. l. Ultra-lüks mekanlar. Cennet betimlemelerinde, "mekan" unsuru oldukça vurguludur. İnsanların orada yapı taşları altın ve gümüş olan köşk, saray ve farklı mimari tarzda yapılmış benzeri ultra-lüks mekanlarda yaşayacakları açıkça bildirilmektedir. Herkesçe bilindiği üzere, insan mutluluğu açısından iyi bir mekan yaşamsal bir değer taşımaktadır. O yüzden, cennette konforlu ve güvenlikli bir yaşam sürülmesine hizmet edecek şekilde olabildiğince geniş ve lüks mekanlar tasarlanmış bulunmaktadır. l. Bahçeler. Bahçeler, bir diğer önemli öğedir. Bahçeler hem meyve zevki açısından güzel çağrışımlar yaparlar, hem de içinde gezip dolaşmak, oturup dostlarla muhabbet etmek amacıyla huzur mekanları olarak tasarlanırlar. Anlaşılan o ki, cennette de insanlar için köşklerinin etrafında ve başka yerlerde aynı hizmetleri görmek üzere tasarlanmış güzel bahçeler bulunmaktadır. m. Tertemiz eşler. Kur'an'da sözü geçen cennet kadınlarından kastın dünyadan gidecek olan kadınlar değil, o yeni dünyanın yerlileri oldukları kolayca tahmin edilebilir. Çünkü dünya kadınları, "hazır" olan cennete henüz erişmemişlerdir. Bildiğimiz kadarıyla, cennete iyi davranış ve çabaları sonucu hak kazanarak dünyadan gidecek olan kadınların oradaki güzellik ve statüleri çok daha yüksek olacaktır. Sonuçta, cennete belli bir düzeyde istem gücü ve gayret sonucu gitmiş olacaklardır. Cennetteki bayanların "tertemizlik" niteliğine vurgu yapılmış olması, dünyanın koşulları içinde kadınların regl ve benzeri fizyolojik sıkıntılarının gizlice dikkate sunulduğu izlenimi vermektedir. Demek ki, cennet kadınları bu tür sıkıntılardan bütünüyle uzak ve pırıl pırıl olacaklardır. Dilerseniz, kitapta cennet kadınları ile ilgili olarak yapılan diğer nitelemelere genel bir bakış atalım: Örneğin, "bakire" oldukları söylenmektedir. Buradaki bekaret elbette dünyada olduğu gibi ona bağlı birtakım zorluk ve zahmetleri içermemektedir. Hayranlık verici bir biçimde "tüyler altındaki yumurtalar" ve "saklı inciler" simileleri (teşbihleri) ile vurgulu bir tonda, bedensel açıdan o güne dek "el değmemişlik" niteliği ile birlikte tam bir "ruhsal ve duygusal bekaret"in kastedilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Tabii ki cennette her göz rengine sahip olunabilecektir; ancak özellikle gözleri dişil cazibenin daha etkileyici bir yansımasını ortaya koyan irice siyah, fakat beyazı tam beyaz olan kadınlardan, başka bir yerde aynı bağlamda onları yine dişi güzelliğinin doruklarına çıkaran ve vücutlarının olağanüstü tazeliğini simgeleyen "göğüsleri henüz tomurcuklanmış" ibaresinin kullanılması, dünyada doğuştan bağışlanmış bir artı değer olarak, kadınların gözlerinin üzerine düştüğü hemen her erkeği yakabilecek kadar sıcak ve büyülü olduğu, yine bir artı değer olarak göğüslerinin bir erkeği ne kadar heyecanlandırdığı, peşleri sıra sürükleyip götürmeye ne denli muktedir olduğu gerçeğini anımsamak gerekir. Dikkat ettiyseniz, bayanların daha etkileyici görünmek için vücutlarında en fazla ilgilendikleri bölgeler, gözleri ve göğüsleridir. Yeri ve zamanı geldiğinde göğüs dekoltesi yapmaktan hoşlanmayan bir bayan bulmak, neredeyse olanaksızdır. Ayrıca, eşlerinin gözlerinin ta içine ilgiyle bakıp duracak olmaları, erkeklerine sırılsıklam aşık olacakları için isteklerini yerine getirmeye tümüyle gönüllü ve hazır olacaklarını, bunu yapmaktan büyük bir haz duyacaklarını göstermektedir. Başka bir yerde cennet kadınlarına ilişkin olarak, bir bayanda mükemmel kompozisyonu oluşturan "yüz güzelliği" ile "huy güzelliği"ne (ideal kişisel özellikler) birlikte sahip olduklarının anlatılmış olması çok önemlidir. Çünkü bu, erkekler için de geçerli olmakla beraber, dünyada erkeklerin kadınlarla ilgili en çok şikayet ettikleri konuların başında gelir. Çok güzel bayanlar vardır; fakat "sohbet edilebilirlik", "birlikte gezilebilirlik" ve "espiri yeteneği" gibi donanım ve birikimlere sahip olmayabiliyorlar veya tam tersi... Oturup uzun uzun keyifli bir muhabbet edemezsiniz. "Biz olayları daha ayrıntılı düşünebiliyoruz", "Bir anda birçok şeyi birden düşünüyoruz" gibi şeyler söyleseler de, olayların negatif yönlerini görmeye daha eğilimli oldukları kuşkusuzdur. En masum olaylardan ve sözlerden bile olumsuz bir şeyler çıkarabilme yetenekleri yüzünden, erkekler bir süre sonra onlarla sohbet etmekten sıkılabilmektedir. Bu, hemen hemen bütün erkeklerin ortak deneyimidir. İstediğiniz erkeğe rahatlıkla sorabilir ve aynı yanıtı alacağınızdan emin olabilirsiniz; ancak cennet kadınlarının öyle olmayacakları, eşlerine karşı rahatsızlık verici her türlü davranıştan uzak olacakları, "Bir isteğin var mı?" dercesine onların gözlerinin içine tümüyle sevgi ve hayranlık dolu gözlerle bakacakları belirtilmektedir; fakat ilgili ayetlerde dikkate sunulmak istenen bir başka özelliğin de "sadakat" olduğu söylenebilir. Çünkü gözlerini eşlerinden ayırmamaları, aynı zamanda eşlerine son derece sadık olacaklarından kinayedir. Cennet kadınlarının "yepyeni bir yaratılışla" yaratılmış olduklarının söylenmiş olması, onların tamamen "özgün" ve "dokunulmamış" olduklarına ilişkin anlamlı bir işaret olsa gerektir. Sözü geçen özgünlük, fiziksel güzellik açısından dünya kadınlarından çok daha güzel olmalarının yanı sıra, fazladan birtakım ruhsal donanımlara sahip olduklarını da çağrıştırmaktadır; ancak genel olarak bütün fiziksel özellikleri aynı olsa bile, dünyadaki hemcinslerini tümüyle görünmez kılacak derecede gösterişli ve büyüleyici oldukları kesindir. n. Giysiler ve takılar. Cennette, insanın ince zevklerine hitap eden olağanüstü güzel giysiler ve takılar olacaktır. Takıların, özellikle kadın bedenine daha fazla yakıştığını ve kadın güzelliğine ayrı boyutlar eklediğini uzunca anlatmaya gerek yoktur. o. Şaraplar. Sayısız yiyecek seçeneklerinin olduğu bir dünyada, içeceklerin bulunmaması hayli tuhaf olurdu. Allah, insanlar için cennette dünyadaki gibi içildiği zaman verdiği kısmi mahmurluk ve rahatlığın yanında bir yığın berbat duyguyu, sıkıntıları ve sorunları da beraberinde getiren içkinin tersine, hiçbir yan etkisi olmayan ve yalnızca mutluluk dolu bir sarhoşluk veren şarapların hazırlandığını bildirmektedir. İnsanların sevdikleri ile sohbetleri esnasında çeşitli nefis şarapları da ışıl ışıl kadehlerinden yudumlayacakları anlaşılmaktadır. p. Hizmetçiler. Cennet yaşamının bir başka özelliği, herkese belli bir sayıda hizmetçi tahsis edilmiş olmasıdır. Herkesin istediği her şeyin anında gerçek olduğu bir dünyada hizmetçilere neden gerek duyulduğu sorulabilir; ancak bu saltanat düzeyinde lüks bir yaşamın tipik görüntülerinden biri olarak düşünülmelidir. r. Gümüş yemek takımları. Yemeklerde kullanılacak kapların gümüşten olacağı bildirilmiştir. Benzeri başka anlatımlara bakıldığında, oradaki eşyaların en değerli madenlerden mamul olacağı anlaşılmaktadır.

    5642 kez okundu.

    1 yorum yapılmış

    • Ersun0602/04/2020 19:23

      Harika bir yazı...Okudukça huzur doluyor insan...Rabbim cennete girmeyi nasip eder insAllah bizlere...Cennet ne güzel biryer...Yalnızlık yok...mutsuzluk hastalık aşk acılari dost kazıkları savaşlar yok...Allahın rizası...ne mükemmel bir kurtuluş...Aldatan yarı yolda birakan kadinlar yok..onlar bizim hayatimizi mahvettiler...Huriler ne güzel kadinlar.Asla ihanet etmeyecekler.yarı yolda birakmayacaklar...Bütün kaygılarin ardı kesilecek cennette...Dünya hayatı n zor...Ölüm
        (Toplam 4 oy kullanıldı.)
    Yorum yazın
    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları