Gündem

GURBET YOLCULARI

07/09/2021 14:19
GURBET YOLCULARI

        Değerli Okuyucular, Sevgili Dostlar, İnsanlar doğdukları ve büyüdükleri yerleri genellikle severler ve bu yerlerin kendilerinde her zaman bir değeri, ayrı bir önemi vardır. Oysa her zaman bu yerlerde yaşamak mümkün olmayabilir. Kimi kişiler çalışmak ve para kazanmak için gurbete gitmek zorunda kalabilirler. Örneğin Almanya’ya veya diğer Avrupa ülkelerine giden gurbetçiler ülkelerini sevmediklerinden değil, para kazanmak zorunda kaldıklarından gitmişlerdir. Yaşam şartları bazen insanı doğduğu yerlerden çok daha uzaklara gitmeye zorlayabilir. Yurt dışından yıllık izinlerini kullanmak için gelen gurbetçilerimiz, yurt içinden daha çok fındıklarını toplamak için gelen hemşerilerimiz , fındık toplamak için gelen güneydoğulu gurbetçiler, başka yerlerde öğrenim gören çocuklarımız ve ilçemizde görev yapan öğretmen vb.  memurlarımız gurbet yolcularıdır.

           ‘’Son günleri saya saya / Acısını duya duya / Yığılca'dan Avrupa ya/ Döndü gurbet yolcuları. Evet değerli okuyucular, her yıl temmuz, ağustos aylarında  ilçemize gelen Avrupalı gurbet yolcuları eylül ayının gelmesi ile doğdukları bu topraklardan ayrılarak, doydukları yerlere gitmek için yola revan olurlar. Yurt sevgisi, vatan sevgisi bu niteliklerimizin bir sonucudur fakat bazı nedenlerden ötürü; ekilecek toprağın yetersiz, çalışabilinecek iş ortamın bulunmaması gibi sebeplerle Anadolu insanını gurbet ellere mahkum etmiştir. Bu sebeplere bir de yurt dışında çalışma zorluğu eklenince ayrılığın acısı daha bir koyulaşır, akşamların da o yaban ellerinin bir ezan sesi dahi duymamanın iç sızısı gözlere yansırda serde Anadoluluk vardır, saklar elin yabanından gizli gizli silerken kirpiklerinde kalan damlaları elinin tersiye. Kimi çobanlık ettiği yaylaları düşünür, kimi geride boynu bükük bıraktığı yavuklusunu, babası şu akşamlarda nasıl derinden çekiyordur acı kahvesini, anayı getirmek bile istemez aklına yüreği burkulur. Allah'tan bir köylüsüne rast gelmişse  o an. Bilir ki daha yürek tüketecek çok zamanı olacaktır. Zaman nasıl geçer bu yürek yıpranışlarıyla, artık ne yardan vazgeçilir ne serden, gurbetçinin aklı bir orada bir burada, iki eli böğründe çaresiz ve yüzü hep vatana dönük yaşar durur gurbet akşamlarını. Bir zamanlar hepimizin hayali olan Avrupa’ya gitmek artık cazibesini kaybetti. Orada yaşayan dostlarla yaptığımız sohbetlerde yurt dışında çalışan bu gurbetçilerimiz hayatlarında hiç de hoşnut değiller. Bir yanda gurbet, bir yanda ekmek kavgası nedeniyle vatan ve yurt özlemi duya duya gurbet yolculuğuna çıktılar. Onlar için senenin bir ayı belki de hayatlarının en güzel ayı. Gurbete gittikten sonra bir yıl sonrasının hayali ile sıla hasreti çeke çeke önümüzdeki yılın özlemi ile günleri geçecek. Geçim için başlar savaş, o yüzdendir bitmez telaş, yüreğinde olur ataş, yanar gurbet yolcuları. Onlara güle güle diyorum. İnşallah seneye yine görüşürüz.

              Daha önce bir yazımda bahsettiğim çocuklarını okutmak veya sadece fındığı bağlı kalmayıp sigortalı bir işe girip çalışan, okuyup bir meslek sahibi olarak başka şehirlerde yaşamak zorunda kalan hemşerilerimizde gurbet yolcuları olarak doydukları yerlere dönmeye başladılar. İnsanoğlu geçim sıkıntısı ile doğduğu topraklardan doyabileceği topraklara doğru bir nehir misali akıp gitmekte… Bu akışın oranı normal sınırları çoktan aşmış. Bu kadar hızla gelen göç dalgası tıpkı delice akan bir ırmağın, delice esen fırtınaların verimli toprakları alıp ırmak yataklarına biriktirdiği erozyon belası gibi üretken insanlarımızı da şehirlere istiflemekte. Düzce ilinde en çok iç göç veren Yığılca. Sadece geçen yıl bine yakın insanımız başka yerlere göç etmiş. Bu göç eden insanlar ağırlıklı olarak; Düzce merkez Kocaeli, Bolu, İstanbul, KDZ Ereğli vb. yerlerde yaşıyorlar ancak Yığılca ile ilişkilerini hiç kesmiyorlar. Kurdukları Yığılca dernekleri ile birbirleri ve ilçemiz ile iletişim halindeler. Yalnız bu yıl gelen bu gurbetçilerle yaptığımız sohbetlerde Yığılca’ya karşı yüreklerinde biraz buruk duygular oluşmuş. Sebebi alışveriş yaptıkları ilçemiz esnafının fahiş fiyatla mal satması, fındıklarını satarken piyasa şartlarından ucuz almaları. Özellikle de ilçemiz merkezindeki düzensizlikler. Örneğinin salı günleri ilçeye pazara indiklerinde görülen manzara hiç hoş değil. Esnaflar kaldırımları kapatmış, dükkanlarının önünü parsellemiş, ulu orta yapılan araç parkları gerçekten hiç hoş değil. Buna belediye ve ilçe emniyetinin bir çözüm bulması gerekir. Özellikle pazara giden insanlar eşyalarını araçlarına taşırken çok sıkıntı çekiyor. Büyük marketlerde aynı anda haddinden fazla insanın  alışveriş yapması malum hastalığa davetiye çıkarıyor. İnşallah bu insanlarımızda sağlıkla doydukları yerlere gidip kış hazırlıklarını tamamlayıp hayallerine kavuşurlar.

            Oyalı al yazması başında/ Peştamalı kalmış fındık dalında / Ellerinin kınası henüz solmadan / Çıkmış gurbete yayla güzelim. Her yıl Ağustos ayında ilçemize gelen, çadırlarda sıkıntı içinde yaşayıp fındık sahiplerinin imdadına yetişen güney doğulu gurbet yolcuları da sezonun bitmesi ve okulların açılması nedeniyle dönüş yolculuğuna başladılar. Emeğinden istifade eden bizler bu insanlarla helalleşmeliyiz. İlçe yöneticileri olmasa bazı köyler bunları köye almıyor. Bence her köy bu insanlar için kalacakları yerleri sezon başlamadan hazır etmelidir.Onlara emekleri için teşekkür eder seneye yine bekleriz. Okulların açılması ile bazı ailelerde çocuklarını daha iyi okullarda okutmak için gurbet yolcusu oluyorlar. Yakında yüksek okullarda okuyan veya bu yıl kazananlarda gurbet yolcuları kervanına katılacaklar. İlçemizde görev yapıp yaz sezonu ile tatile giden memur emekçisi gurbet yolcuları da ilçemize geldiler. Onlara da hayırlı görevler dilerim. Bu arada en önemli gurbet yolcuları olup geri dönmeyenler de var.Onlar asıl mekana ahrete göç ettiler. Mekanları cennet olsun. Eğer bu dünyada yeteri kadar hazırlık yapmışlarsa orada rahat edecekler. Bu dünyanın devranına aldanıp hazırlanmadan göç etmişlerse vay hallerine… Allah hepimize gerekli hazırlığı yapıp gidenlerden eylesin.

            Gurbetlik ne uçsuz bucaksız mavi denizde olmak ne de bir çöl ortasında tek başına olmaktır. Gurbetlik sevdiklerinden uzak ve yalnız kalmaktır. Gurbet yolcuları gittikten sonra sılada kalanları yazmadan olmaz. Sevdiklerinden ayrı kalan bu insanlar gurbettekilerden daha çok özlem hasret çekiyor. Bir sonraki seneyi iple çekip zor şartlarda yaşam mücadelesini sürdürüyorlar. Köyler bomboş kalmış.Tek tük evlerde dumanlar tütüyor. Genellikle sılada kalan yaşlılar. Tek tesellileri gurbetten gelecek iyi haberler. Benden çok uzakta olsan da, sana sarılıp dokunamasam da, sana sesimi duyuramasam da, kalbimizin bir olduğunu ve senin de beni ben kadar özlediğini biliyorum diyor ve hasret türkülerini dinleyerek teselli buluyorlar. Asrı gurbet harap etmiş köyümü / Bülbül gitmiş baykuş konmuş gel hele / Ben ağayım, ben paşayım diyenler / Kapıları kitlemişler gel hele. Medeniyetin, şehirleşmenin en ücra köyümüze kadar gireceği, insanımızı doğduğu yerde doyuracak bir ekonomik yapıya dönüş olmadığı sürece bu böyle devam edecek. Maalesef bu gurbet yolcuları ile yaşamaya devam edeceğiz. Dönüşü olmayan gurbet yolculuğuna çıkıncaya  kadar hasret, özlem dolu gurbet şiirleri, türküleri söylenip yazılacak.

    Hasret, ayrılık ve gurbet insanlar içindir. Ancak bu durumda umutsuzluğa kapılmadan sabretmeyi bilmek gerekir. Ayrılıklar ne kadar zorsa kavuşmak da o kadar güzel bir duygudur. Bu nedenle ayrılık acısı çeken kişiler pes etmeden sabretmeyi bilmeli ve sevdiklerine kavuşmak için ellerinden geleni yapmalıdırlar. Anne ve babanın kıymeti gurbette, eşin değeri firkatte (ayrılıkta), imanın kıymeti ise ahirette gerçek manada idrak edilir. Tüm dostlara gerçek gurbete gidinceye kadar sağlıklı koronadan uzak bir yaşam diliyorum. Sağlıkla,insanca, dostça, sevgiyle kalın, hoşca kalın …

    Veli VERGİLİ    :     v.vergili59@hotmail.com      :                     Tel :05064189664

    1931 kez okundu.

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!

    Yorum yazın
    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.