Gündem

YEŞİL VADİMİZİ KORUYALIM    

01/06/2021 16:13
YEŞİL VADİMİZİ KORUYALIM    

    Yığılcanınsesi Gazetesinin Değerli Okuyucuları, Sevgili Dostlar, bugün itibari ile haziran ayına merhaba dedik. Haziran ayı yaz mevsiminin başlangıcı birçok insanın tatil planlarını yaptığı bir ay olup tarım ve hayvancılık kesimindeki insanlarımızın ise ürün ve hasat ile ilgili beklentilerini gördükleri  aydır. İnşallah bu ay korona ile ilgili getirilen kısıtlamaların da sonu olur. Ancak uzun zamandır Korononun gölgesinde yaşayan insanların sürüden ayrılanlar misali  birden gelen serbestlikle  doğaya ve çevreye  dağılmasıyla çevremizde bazı sıkıntılar yaşanacağı  aşikardır. Bunun için bu haftaki yazımda "Yeşil Vadi" dediğim bu güzelim ilçemizi ve çevremizi  korumak ile ilgili önerilerimi sunmaya çalışacağım.

               İlçemiz ; doğusunda Yedigöller, batısında Hasanlar Barajı ile Düzce, kuzeyinde Alaplı ve Akçakoca, güneyinde Kaynaşlı ve Bolu ile çevrilmiş Düzce ilinin en fazla yüzölçümüne sahip bir ilçedir. Ortasından akan ve birçok derenin birleşmesiyle oluşan Melen suyunun oluşturduğu bir vadide ; dağlar, tepeler, yaylalar ve Türkiye’nin sayılı orman alanı ilçemize ayrı bir güzellik  katmaktadır. Böylesine cennet bir vadide yaşayan bizler bunun kıymetini bilmeli ona göre hareket etmeli çevremizi iyi tanıyıp bu Yeşil Vadi’yi korumak için elimizden geleni yapmalıyız. Nedir çevre ?  İnsanların ve diğer canlıların hayatları boyunca ilişkilerini sürdürdükleri yaşam alanıdır.  Dünya üzerindeki  hayvanlar, bitkiler, ormanlar, su, hava , toprak her biri çevreyi oluşturan unsurlardır. Bu unsurlar olmadan yaşam olmaz. Yaşamımızın kaliteli şekilde devam edebilmesi için çevresel faktörlerin en iyi şekilde muhafaza edilmesi lazımdır. Maalesef insan nimetlerinden yararlandığı çevreye bilinçli veya bilinçsiz şekilde zarar veriyor. Verdiği zararın kendisini etkilediğini düşünmeden… Çevre sorunları ekolojik döngünün bozulmasına sebep oluyor. İnsanoğlu kendine hizmet eden doğayı en iyi şekilde korumalıdır. Bunun için öncelikle insanlarımızı bilinçlendirmeliyiz. Çevreye nasıl zarar verdiğimizin farkına vardırmalıyız. Yeşil Vadi’nin en önemli bitki örtüsü ormandır. Atalarımız: ‘’Ormansız yurt vatan değildir. ’’ demişlerdir. Ormanların tahrip edilmesi , artan sanayi, bilinçsiz yakıt tüketimi gibi faktörler soluduğumuz havanın kirlenmesine , denizlere atılan atıklar, fabrika atıkları suyun kirlenmesine dolayısıyla salgın hastalıklar ve canlı ölümlerine  sebep olmaktadır.Bunlarla birlikte küresel ısınmada hayatımızı ciddi anlamda tehdit eden çevre sorunudur. Oksijen kaynağımız ormanlarımıza sahip çıkmalı, pikniğe gittiğimiz alanlarda atık malzemelerimizi bırakmamalıyız. Fabrikaların atıklarını akarsulara ve denize dökmelerine müsaade edilmemelidir.  Arabalara ve fabrika bacalarına filtre takılmalıdır. Atıklarımızı "Sıfır Atık" projesine göre geri  dönüştürerek kaynaklarımızın korunmasına yardımcı olmalıyız.

                      Çevre, insanların temiz tutması gereken bir evrendir ama maalesef insanlarımız : “Çevre nedir, nasıl temiz tutulur?” bilmiyorlar. Çevremizi sürekli kirletiyoruz, çöplerimizi çöp kutusuna atmak varken yerlere, çevremize atıyoruz. Daha önemlisi doğaya ve doğada yaşayan canlılara tamiri mümkün olmayan zararlar veriyoruz. Gelecek nesiller için yaşanamaz bir dünya bırakma yolunda ilerliyoruz. Çevre, miras değil gelecek nesillere devredilecek emanettir.  Doğayı ve çevreyi korumak, gelecek kuşaklara verilecek en güzel armağandır. Onun için bize sağlık, huzur veren, bizi ruhen dinlendiren; gönlümüzü şenlendiren, doğayı ve çevremizi koruyalım.   Birleşmiş Milletler Örgütü 1972 yılında İsveç’in başkenti Stockholm’de 133 ülkenin katılımı ile düzenlediği Birleşmiş Milletler Çevre Konferansı’nda, 5 Haziran tarihinin “Dünya Çevre Günü” olmasını oybirliği ile kabul etti.  “5 Haziran Dünya Çevre Günü” dünya genelinde ve ülkemizde bu hafta  çeşitli etkinliklerle kutlanacaktadır. Kirli bir çevrede sağlık problemleri daha çok yaşanmaktadır. Çevre temizliğinin dinimizdeki yeri de önemlidir. Dinimiz her zaman temizliği emretmiş, pislikten ve kirlilikten uzak durmamızı tavsiye etmiştir. Daha sağlıklı bir hayat istiyorsak çevremizi temiz tutmalıyız. Çevreyi hiç kirletmezsek bizden sonra dünyaya geleceklere daha güzel bir yaşam alanı bırakabiliriz. Çevre kirliliği sadece bizlerin nasıl bir kişiliğe sahip olduğumuzu bildirmez , bir ulusun kişiliğini belirler.

                    Değerli Dostlar, ilçemiz doğal güzelliği, yemyeşil bitki örtüsü, şırıl şırıl akan dereleri ve ülkemizin en önemli orman denizi ile "Saklıkent, Saklı Cennet" gibi adlarla ün yapmış gerçekten yaşanası bir yurt parçasıdır.Atalarımız önce Düzce’ye yerleşip sonra sinek vb sıkıntılar nedeniyle  bu dağların arasındaki bu vadiye geldikleri için bazen onlara kızıyoruz ancak mantıklı düşünürsek bir gün bunun önemini daha iyi anlayacağız. Bugün onlara teşekkür etmeliyiz.Sabri ARIKAN  şairimiz bir şiirinde  bunun için bakın ne demiş?

    Tarihinle doğan ile bir başkasın,              Sen dillerden düşmeyecek bir şarkısın.

     Dağlar arasına girmişsin sanki saklısın, Her Yığılca dediğimde yürek burduğum.

     diyerek ilçemize sevdasını dile getirmiş. Böyle güzel bir beldeyi korumak hepimizin en önemli görevidir. Bize Allah’ın bir lütfü olan ormanlar, dereler, her türlü canlıları dünyanın birçok yerinde göremezsiniz.

    Baraj gölümüzle, mağaralarımızla, şelalerimizle, yaylalarımızla, ormanlarımızdaki her türlü ağaçlarımız ve yaban hayatımızla en önemlisi cana yakın ve çalışkan insanlarımızla her zaman huzur ve mutlulukla yaşadığımız bu Yeşil Vadi’yi korumak için herkes üzerine düşeni yapmalıdır. Lakin burada gördüğüm bazı olumsuzlukları dile getirmek istiyorum.Bunlar:                              1.Köylerdeki  çöplerin geri dönüşüme gönderilmesindeki sıkıntı. Burada bazı köylere bırakılan çöp konteynırlarının çoğaltılması ve haftada en iki kere alınması.Rastgele kırlara ve dere yataklarına çöp bırakılmasının önlenmesi.

    2.İnsanlarımızın araçlarından rastgele çöp atmalarının engellenmesi. Bunun için gerekirse Avrupa ülkelerindeki gibi oto kontrol sisteminin getirilmesi. Yani bunu yapanların ihbar edilmesi. Bununla ilgili yasal düzenlemelerin  yapılması.

    3. Sıfır Atık projesinin sadece okullarda ve devlet kurumlarında değil her alanda hayata geçirilmesi.

    4.Ormanların korunması için önce en büyük zararlısı olan insanların eğitilmesi.

    5. Taş ocakları, mermer ocakları  ve çimento fabrikasının hammeddelerini ormansız yerlerden temin etmelerinin sağlanması.Özellikle Çimento fabrikasının Sarıkaya Mağarası'na yaklaştırılmaması.

    6.Fındık ve diğer ürünlere atılan gübre ve ilaçların Tarım İlçe Müdürlüğü kontrolünde ve iznine göre yapılması,bu konuda bölge insanına sertifikalı eğitim verilmesi.

    7. Çevrenin korunması için daha caydırıcı yasaların çıkarılıp cezaların artırılması şarttır.

              Değerli Dostlar, Sevgili Okuyucular, Bu hafta kutlanacak Dünya Çevre Günü ve haftasında değil her zaman Yeşil Vadi’mizi ve çevremizi  tanıyıp korumak bir insanlık borcumuzdur. Atılan ot ilaçlarının doğaya ve çevreye verdiği zararları defalarca dile getirdiğim halde  bunu atanların  vicdanları ile yüzleşmelerini istiyorum. "Çevreyi hor gören geleceği zor görür. ’’ " Çiçekler ki, güzelliğin simgesidir; yasamın, umudun ve sevincin ifadesidir. Çiçekler ki, gönüllerin dilidir; rengarenk, burcu burcu, sevgi, ask ve hatıralarla doludur." Onları soldurup kurutanlar  utansın. ’’Uçmuyorsa kuşlar,ölüyorsa balıklar, nasıl yaşar insanlar. ’’ ‘’Damlaya damlaya göl olur, boşa giderse su inan göller kurur. ’’ ‘’Elin ile yaktığın ateşi, göz yaşınla söndüremezsin!’’ Kirletmemek, temizlemekten daha ucuzdur. Bize sağlık, huzur veren, bizi ruhen dinlendiren; gönlümüzü şenlendiren, çevremizi koruyalım. Hepinize güzel ve temiz bir çevrede, mutlu ve sağlıklı bir ömür dilerim Sağlıkla kalın, insanca kalın, dostça kalın, hoşca kalın.

    Veli VERGİLİ    :     v.vergili59@hotmail.com      :                     Tel :05064189664

     

     

    .  

    2289 kez okundu.

    2 yorum yapılmış

    • Veli Vergili02/06/2021 14:05

      Çevreyi korumak için ilcemizde Çevre ile ilgili sivil toplum örgütlenmesi yapılmalıdır.Su anda bu kişi yapacak gönüllülerle bir araya gelip bir dernek kurulmalıdır.
        (Toplam 1 oy kullanıldı.)
    • Öğretmen07/06/2021 13:15

      Doğal güzellikler Allah vergisidir. Doğal güzelliklere sahip olmak bir övünç kaynağı değildir. Asıl övünülmesi gereken Allah'ın bu lütuflarına ne kadar sahip çıkıldığı ve ne kadar korunduğudur. Saklıkent şelalesine devlet imkanları kullanılarak yapılan çardakların durumuna bakın. Mesire alanlarının haline bakın. Her yer çöp içinde, alkol şişelerinden geçilmiyor yerler. İnsanlar mesire alanlarında çöplerini toplamaktan aciz. Övünülecek bir şey
        (Toplam 1 oy kullanıldı.)
    Yorum yazın
    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.