Gündem

PANDEMİDE FINDIK BAKIMI

03/05/2021 18:45
PANDEMİDE FINDIK BAKIMI

      Değerli Okuyucular, Sevgili Dostlar, 29 Nisan 2021 Perşembe günü malum virüs nedeniyle ülke olarak tam kapanma dediğimiz uygulama başladı. Onun için cumatesi günü 1 Mayıs buruk kutlandı. Tüm işçi ve memur emekçilerinin günü kutlu olsun. 17 Mayıs bayram sonuna kadar sürecek bu pandemi kısıtlamaları özellikle ilçemiz halkınının gurbetçilerinde büyük bir tedirginlik yarattığını düşünüyorum. Sebebi hem arefe günlerinde toprağın altında yatanlarını ziyaret edememek, hem sıladaki akrabaları ve komşuları ile hasret giderememek,hem de ekonomik olarak umut bağladığı fındık bakımı ile işlerini yapamamak. Önce sağlık diyelim. Sağlık olmayınca paranın pulun önemi yok. "Bugünkü tavuk, yarınki kazdan iyidir." Halimize şükredip sabredelim. Sabır acıdır, meyvesi tatlıdır. Önce can sonra canan diyelim. İşlerimizi zamanın şartlarına göre yapmaya çalışalım. Bu hafta fındık hasadına kadar fındık bakımı ile ilgili uzmanların uyarılarını yazmaya çalıştım. Ziraat mühendisi dostlara bu bilgiler için şükranlarımı sunarım.

                                        Fındıkta İlkbaharda Yapılması Gereken Uygulamalar

           Fındık bahçelerinde ilkbaharda görülen sorunların başında yeşil kokarca, fındık kurdu ve kozalak akarı gelmektedir. Kozalak akarları halk dilinde “gül” olarak bilinmektedir. Mücadelesinde ilk olarak yapılması gereken elle toplamaktır. Bir Ocak'ta 50’den fazla görülmesi durumunda ilaçlı mücadele yapılabilmektedir. Fındık kurdu ve yeşil kokarca zararlılarıyla mücadele etmeden önce yapmamız gereken en önemli uygulama tespit etmektir. Sabah erken saatlerde (gün ağarırken) beyaz bir bez parçasını fındık ocakları altına serdikten sonra dalları silkeleyip düşen böcekleri saymalısınız. 10 Ocak'ta 2 tane fındık kurdu görülünce ve 10 Ocak'ta 1 tane yeşil kokarca görüldüğünde mücadele etmemiz gerektiği bilmemiz gerekir. İlaçlı mücadele yapmayı düşünüyorsanız ilk önce Ziraat mühendislerine danışınız. İlaçlı mücadeleye gerek olup olmadığı ve yapacağınız ilaçlamada ürünlerin birbirine karışılabilirlik durumlarını inceleyip sizlere en uygun cevapları vereceklerdir.

                           Fındık Filizlerinin Zararı ve Mücadelesi

             Fındık ocaklarında çıkan yeni filizler diğer dallara ve fındıklara rekabetçi olurlar. Toprakta bulunan ve toprağa uygulanan gübrelere ortak olup ağacın gelişmesini yavaşlatmaktadır. Mümkün olduğunda fındık ocaklarında filiz bırakmamaya özen gösteriniz. İlkbahar aylarından itibaren başlayıp büyüdükçe filizleri almanız gerekmektedir. Dalları gençleştirmek için yeni filizler bırakacaksanız ocakların dışından ve topraktan ayrı çıkan filizleri bırakmaya özen gösteriniz. Mücadele yöntemlerinden bir tanesi de TÜBİTAK çalışması olan Amonyum Sülfat (%21) gübresiyle yakma işlemidir. Filizler yeni çıkarken (tazeyken) öğlen sıcak saatlerde 10 litre suya 1,5 kg 21’lik gübreyi karıştırıp filizlerin üzerine uygulama yaptığınızda filizleri kurutabilirsiniz. En güzeli fındık hasadına başlamadan elle yapılandır.

                                              Gübreleme

          Fındıkta gübreleme yapmayı düşünüyorsanız doğru zamanda ve doğru gübre uygulaması yapmanız önem arz etmektedir. Köyde uygulama yapan insanları görüp ben de yapmalıyım ya da köydeki diğer insanlar bu gübreyi attı ben de bu gübreden atayım demek yanlıştır. İlk önce yapılması gereken toprak analizidir. Toprak analizini yaptırdıktan sonra konusunda uzman kişilerin yapmış olduğu yorumlara göre uygulama yapmanız gerekmektedir.

                                                                İlaçlama

    Mayıs ayı içerisinde çiftçilerimiz ilaçlama yapmaya başlamış durumdalar. İlaçlamalar kesinlikle akşam güneş etkisini yitirdikten sonra ve sabah güneş etkili hale gelmeden önce yapılmalıdır. Öğlen vaktinde güneş en yukarıdayken yapılan ilaçlamalardan bitki fayda sağlayamaz ve diğer yandan bitkinin yaprakları üzerinde mercek etkisi yaratarak yaprakların yanmasına sebep olabilir. Öğlen vakti yapılan ilaçlamalardan geleceğimizin garantisi arılar da nasibini alır ve olumsuz etkilenirler bunun için yine arıların aktif olmadığı sabah ve akşam saatleri ilaçlama yapmak için uygun ve doğru zamanlardır.Önceki yazımda yazmıştım fakat tekrar hatırlatmam gerekir ki İlaçlama yaparken en çok dikkat edilmesi gereken unsurlardan biri de iş sağlığı ve güvenliği konusudur. Bu bağlamda kişisel koruyucu ekipman kullanımı ön plana çıkmaktadır. İlaçlama esnasında ve sonrasında uygulanması gereken hususları bir araya getirmek gerekirse listenin en başına karbon(kömür) filtreli maske kullanımı gelir. Nefes yoluyla ilaca maruz kalmanın önüne geçmek bizim birinci önceliğimizdir. Lakin tek başına maske çiftçileri yeterince koruyamaz. Eğer maske yarım yüz maskesi ise bununla birlikte kenarları contalı sıvıya dirençli gözlükler ile desteklenmesi gerekmektedir. Yapılan araştırmalara göre ilaçlama esnasında vücuda en çok ilaç alınan bölgelerden biri de saç diplerimizdir. Gözenekli yapısıyla saç diplerimiz göz ardı edilmemesi gereken bölgelerimizdendir. Peki nasıl koruyabiliriz? Maske, gözlük ve suya mukavemetli eldivenle birlikte su geçirmeyen tek kullanımlık veya yıkanabilir tulumların kullanılması gerekmektedir. Peki yeterli midir? Hayır. Ayaklarımızda da su geçirmeyen çizme giyilmesi gerekir. Pestisitlerin etkisi genelde uzun bir süre sonra ortaya çıkmaktadır. Sakat doğumlar, düşük, erken ölümler, sinir sistemi hastalıkları, kanser, astım ve alerji ve benzeri birçok etkileri vardır.İlaçlama esnasında kendimiz yeterince koruduktan sonra çevreye de gerekli özeni göstermemiz gerekir. Örneğin kullanılmış boş ilaç kutuları üçlü yıkama prosedüründen geçirildikten sonra geri dönüşüme kazandırılmalıdır. Üçlü yıkama diye bahsi geçen yönteme göre kullanılmış ilaç kutusu çeyreğe kadar temiz su ile üç kez doldurulup ağzı kapanıp çalkalandıktan sonra ilaçlama deposunun içine boşaltılması ve altının delinmesidir. Sonrasında içi yıkanmış ilaç kutuları geri dönüşüm konteynerlerine atılmalıdır. İlçemizde belediye binasının çaprazında turuncu mavi renkte geri dönüşüm atık kutusu bulunmaktadır. Tarlaya giderken  elimizden  balta, nacak ve testere benzeri kesici aletleri hiç ihmal etmeyen çiftçilerimiz yanlarında maalesef ilk yardım çantası bulundurmamaktadırlar. Her çiftçimizi buradan da uyarıyorum ilk yardım çantası hayati önem taşır ve her çiftçimizin patpatında traktöründe yani sözün kısası yanında bahçeye giden insana oranlı ilk yardım çantası taşıması büyük önem arz etmektedir. Ferrero Değerli Tarım ekibi mühendisleri;  Ömer İlyas GÖKÇE ve Ziraat Mühendisi Gülşah GÜVELİ ile  Sosyal uzman Mustafa Gürkan UYSAL’a verdikleri bilgilerden dolayı okuyucularım adına teşekkür ederim.

            Değerli Okuyucular, Sevgili Dostlar, fındıkla ilgili uzmanların görüşleri böyle. Bazı konularda tereddütleriniz olursa İlçe Tarım Müdürlüğündeki uzmanlardan yardım alalım. "Bilgi paylaştıkça anlam kazanır. Bilen karlı dağları aşar, bilmeyen düz ovada şaşar. Bakarsan bağ, bakmazsan dağ olur." Ancak bazı insanlarımız bu işleri yaparken  laftan sözden anlamıyor, uzmanların uyarılarını dikkate almıyor. "Öğrenmeden yaşlanan insan öküz gibidir, yalnızca gövdesi büyür." atasözü boşuna söylenmemiş. Fındık ilaçlarını belirli saatlerde atın, deniliyor bu şekildeki insanlar türlü bahaneler  üretiyor. Oysa arıların ve tarlalardaki diğer canlıların  doğaya ne kadar faydası olduğunu bilse şu atasözünü yerine getirir." Bayırda bağını, evinde sağımı, bahçende arını eksik etme." Böyle düşünen dostlara tavsiyem şairin dediği gibi : " Sen ister boynuna ip tak, diler cevherli kordon tak,Bu dünyadan nasibin en nihayet bir avuç toprak." Yarın ölünce bunun hesabını vereceksin. Hele bu ot ilacı atanlar daha tehlikeli. Doğanın dengesini bozuyorlar. Onlar hem doğadaki canlıları öldürüyor hem kendi ayağına kurşun sıkıyor. Bunun için uzmanlar": “Bu ilaçların ana maddesi glikolik asittir. Bu ilaç yabani otlarla birlikte tarladaki diğer yararlı bitkileri de öldürüyor. Toprağın verimini azaltıyor ve toprakta hiçbir ot yetişmiyor. Bitki yetişmediği için tohum da atmıyor. Böyle olunca da belli bir süreden sonra toprakta yararlı bitkiler çıkmıyor. Bu bitkilerden beslenen böcekler de yok oluyor. Erozyon oluşuyor ve yağmur yağınca toprak kayıyor. Bu madde fındığa bile geçebiliyor. Aslında bu ilaçların yasaklanması gerekir. " diyorlar. Hepimiz bir canlıyız. Kendi menfaatimiz için başka canlıya zarar vermek ne dine ne ahlaka ne insanlığa sığar. En güzel tırpan veya tırpan motorları ile  otları biçip gübresinden tarlamızın istifade etmesi. Biraz zor olur ama alın teri en güzel değerimizdir. Sağlıkla kalın, insanca kalın, dostça kalın, hoşca kalın.

    Veli VERGİLİ    :     v.vergili59@hotmail.com      :                     Tel :05064189664

     

     

    .  

    1781 kez okundu.

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!

    Yorum yazın
    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.