Yazarlar

BAŞKANLIK SİSTEMİNDEKİ GERÇEKLER

Musa KESKİN

    Hiçbir Siyasi Parti'ye üye olmayan ve hiçbir çıkar gözetmeden tamamen Türk Milliyetçiliği kimliğimle soruyorum, tarih mi yalan söylüyor? yoksa sistem değişikliğine hayır diyenler mi?

    2 aydan az bir süre kalan, geleceğimize ve Cumhuriyet tarihine damga vuracak başkankalık sisteminin bilinmeyen gerçeklerini sizinle paylaşmaya çalışacağım.

    Önce bu sistemi anlayabilmek için yakın tarihimize bir göz atmak gerekir, sizi sıkmamak adına tarihleri kısa kısa geçeceğim.

    Osmanlı İmparatorluğunun son dönemlerinde, resmi kuruluşu 1913 olsada gerçek kuruluşu 1903 olan ve Enver Paşa komutasında kuralan Teşkilatı Mahsusa yı bilmiyor olabilirsiniz. Bu teşkilat Çanakkale Zaferi dahil birçok başarılı zaferde geliştirdiği savaş stretijileri ile günümüze ışık tutmus çok bilinmese de içinde tamamen gerçek vatanseverlerin yer aldığı hatta Mustafa Kemal Atatürk, Mehmet Akif Ersoy 'un sonra ki dönemlerde Celal Bayar'ın da içinde bulunduğu batıllı güçlere karşı kurulan, batının asla istemediği çökertmek için büyük uğraş verdiği bir İstihbarat kuruluştur.

    1923-1960 dönemi

    Birinci Dünya Savaşında, İtilaf Devletleri'nin Türkiye topraklarındaki işgali devam ettiği sırada 23 Nisan 1920 tarihinde de kurulan ve halkın tek meşru temsilcisi olarak kabul edilen Türkiye Büyük Millet Meclisi , Lozan Anlaşmasının kabulu nedeniyle TBMM deki tartişmalar üzerine iki gruba ayrılmıştı, bu tartışmaların üzerine Mustafa Kemal Atatürk 9 Eylül 1923 te kendisine bağlı milletvekillerinden oluşan Halk Fırkası'nı kurdu. Kurucular arasında Celal Bayar, Refik Saydam, Münir Hüsrev Göle , Saffet Arıkan, Kazım Hüsnü gibi isimler vardı. 29 Ekim 1923 de 158 milletvekilinin yeni devletin yönetim şeklinin Cumhuriyet olduğunu ilan ederek Mustafa Kemal'i Cumhurbaşkanı seçmiştir ve Cumhuriyet döneme imza atacak birçok yeniliği beraberinde getirmiş ve Türk ekonomisine can vermiştir.

    Cumhuriyet'in kurulduğu yıldan itibaren 1923 -1946 yılları arasında tek parti sistemi ile yönetilmiştir.

    Fakat 1938 de Mustafa Kemal Atatürkün vefatı ile Batının kontrolünde olan İsmet İnönü partiyi ve yönetimi devralmıştır. İsmet İnönü'nün batı dayatmalarının yanında oluşu hatta batı güçlerinin ortadoğuya hakimiyeti icin açılan İncirlik üssünü kurulmasına destek vermesi Celal Bayar ve Adnan Menderesi çileden çıkarmış ve yaptıkları direnişle Adnan Menderes partiden atılmasi ile birlikte Celal Bayar partiden istifa edip birlikte 1946 da Demokrat Parti'yi kurmuşlardır. 1950-1954 ve 1957 seçimlerini tek parti olarak kazanarak 27 yıllık tek partili sistemi sona erdirmiştir.

    27 Mayıs 1960 yılında İnönü tarafından çeşitli bahaneler öne sürülerek Cumhurbaşkanı Celal Bayar ve Başbakan Adnan Menderes hükümetine darbe gerçekleştirilmiştir. Bu darbe Adnan Menderes, Dışışleri bakanı Fatih Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan'ın İmralı adasında 16 Eylül 1961 tarihinde idam edilmesi ile sonuçlanmıştır.

    Sonrasında Türkiye'de çok partiler kuruldu ve kapatıldı çok hükümet düştü düşürüldü ama 1938 den sonra hiçbir parti batının çıkarları dışında Cumhuriyeti yönetemedi. Anayasa birçok kez değiştirildi batı çıkarlarına göre kurgulandı Türkiye Cumhuriyeti bağımsız yönetilemez hale getirildi.

    Yine yakın tarihimize bakarsanız daha önceki liderlerimizde ( Adnan Menderes Turgut Özal ve Süleyman Demirel ) sistemi değiştirmeye çalıştı fakat başarılı olamadı.

    Şimdi size hiçbir Siyasi Parti'ye üye olmayan ve hiçbir çıkar gözetmeden tamamen Türk Milliyetçiliği kimliğimle soruyorum, tarih mi yalan söylüyor? yoksa sistem değişikliğine hayır diyenler mi?

    Bu ülkede Siyasi istikrar temin edemeyince ekonomik istikrarda sağlanamıyor bu ikisi olamayınca da Türkiye ileri gitmiyor. Türkiye’yi ileri götürmek, ekonomik ve siyasi istikrarı sağlamak için başkanlık sistemine geçilmelidir.

    Şu bilinmelidir ki Atatürk’ten itibaren tek partinin iktidarda bulunduğu dönemlerde önemli hamleler yapıldığı bilinmektedir. Bu dönemlerde bir nevi başkanlık sistemi uygulanmıştır.

    Cumhuriyet döneminde birçok maddeler değiştirilmiştir. Fakat Hiç değiştirilemeyecek olan 4 maddesi vardır.

    1- Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.

    2- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir.

    3- Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir.

    Bayrağı, şekli kanunda belirtilen, beyaz ayyıldızlı al bayraktır.

    Milli marşı 'İstiklal Marşı' dır.

    Başkenti Ankara'dır.

    4- Anayasanın 1'inci maddesindeki devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2'nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3'üncü maddesindeki hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.

    Batıya boyun eğmeyelim

    Sizde biliyorsunuz ki Dini islam olan bu ülkede 1993 de türbanlı kız çoçuklarımız sınav'a alınmadı 1995 de Resmi Kurum dahil özel sektörde türbanlı bayanların işe girişleri yasaklandı.

    Sürç lisan eylediysem affola

    Bu konu ile ilgili Teksas da Eyalet Nisanı ve Amerikan Bayrağı almış Başkanımızdan da bir açıklama beklemekteyiz.

    Not: Şu unutulmamalıdır ki Gündem sürekli değişebilir fakat Türkiye Cumhuriyeti devleti ülkeyi yıkıma götürecek fitili ateşleyenleri asla unutmaz. Gün gelir cezasını keser.

    14614 kez okundu.

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!

    Yorum yazın
    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları