Yazarlar

Yürünmeyen yollarda dikenler biter yürünen yollarda ise güller

Orhan YAZICI

    'Adımız miskindir bizim, düşmanımız kindir bizim, biz kimseye kin tutmayız, kamu âlem birdir bize' YUNUS EMREBir gemide dokuz tane cani, bir tane masum bulunsa o gemi batırılamaz. Çünkü masumu öldürmek, büyük bir cinayettir. Aynı şekilde, bir şahısta dokuz tane hatalı taraf olsa, bir tane de iyi yanı olsa, o şahsa kötü denemez.İmam Malik Hazretlerinin dediği gibi: "Bir insanın 99 kusuru İslami değil bir kusuru İslami ise ona sen Müslüman değilsin denemez."Mesela bir armut ağacı, kurtlu meyve verebiliyor. Fakat kurtlu olmayan armudu da var. Armudu alan, bozulan yerlerini temizler, geriye kalan kısmı yer. Yani bir Armut kurtlanmış diye onu tamamen atmak israftır. Bir kısım ağaçlar dikenli olduğu için herkes ona yanaşamaz. Amma vahşi hayvanlar için güzel bir gıdadır. Mesela Risale-i Nur`da "kader " bahsinde geçer: Kötü bir hadise, içinde hikmetleri de barındırır. Yani kötü dediğimiz şey, bütünüyle kötü değildir. Mesela bıçakla ekmek de kesilir, cinayet de işlenir. Suç, bıçağı kötüye kullanandadır. Yada televizyonda kötülükler teşhir ediliyor diye televizyon cihaz olarak kötü değildir. Mesele onu menfi değil müspet yönleriyle kullanmakta.Aynen bunun gibi, kötü insan da yoktur, ahmak insan vardır. Allah insanlara çeşitli kabiliyetler verir, o insan, kabiliyetlerini kötüye kullanabilir.Allah`ın yarattıklarında kötülük yoktur, iyilik çoktur.Allah sevmek duygusunu, , inanmak duygusunu, kabul etmek duygusunu içimize yerleştirdiği gibi, sevmemek duygusunu menfaat duygusunu inat duygusunu da içimize yerleştirmiştir. Müslüman hiç kimseye düşman olamaz. Allah, kin duygusunu içimize koymuş ki, günahlara karşı kin besleyelim.Mesela asmaları budarız, bize darılmıyor, daha çok meyve veriyor. Cevizleri sırıkla dökeriz, binlerce filizi kırılır aşağı düşer amma yine ceviz verir. Ben kardeşçe, dostça yaklaşırım; karşı tarafın nasıl davrandığı beni ilgilendirmez. Hem bu şekilde olursa gerçek uhuvvet olur. Diğer taraflı belki alışveriş gibi olur.Bana darılan bir arkadaşıma dedim ki: "Yahu benim gibi de bir kötü arkadaşın olsun." "Estağfirullah ağabey" demedi, "öyle mi diyorsun" dedi."Evet" dedim. Gururum incinmedi mi? İncindi. İncinsin....İnsanlar da böyledir. Aslında İslam kardeşliği demek gönüllerde yürümek gönüllere gül fidanı dikmektir.Gönül kırıp dikenlerden oluşan bir bahçe oluşturmak değil....Benim çocukluğum köyde geçti. Bir gün komşumuzun hayvanları bizim bahçeye girmiş; sebzeleri meyveleri, çiğnemişler. Rahmetli babaannem, "domatesler gitti!" diye bağırmaya başladı. Dedemse elma ağacından birkaç kilo elma koparıp, komşumuza gönderdi ve "Arkadaş, senin hayvanların bana zarar verdi. Olan oldu bir kere. Ben de sana zarar versem bu düşmanlığın sonu nereye varır? Huzurumuz bozulur. Birbirimize düşman olmayalım. Zararı daha da büyütmeyelim." dedi. Tabii bunu herkes yapamaz, insan olan yapar....Şimdiye kadar geçen ömrümde şunu öğrendim ki, herkes Mevlânâ Celaleddin-i Rumî değildir. Bu sebepten herkesten kemalat-ı medar beklenmemeli. Mevlânâ diyor ki: "Kim olursan ol gel." Ben bu cümleyi şöyle söylüyorum: "Kim olursa olsun, git." Yürünmeyen yollarda dikenler biter. Yürünen yollarda ise güller...Sözlerimi "Bir Kızılderili atasözüyle" nihayete erdireyim."Işığı önüne al, yürü. Gölgen arkandan ister gelsin, ister gelmesin..."

    2533 kez okundu.

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!

    Yorum yazın
    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları