Yazarlar

Vekil'den Asil'e

İbrahim KORKMAZ

    BİR FIKRANasrettin Hoca ile oğlu kasabaya gitmek için yola çıkarlar. Hoca eşek üzerinde, oğlu ise yanı sıra yürürken onları gören bir adam; "Yazık yahu, yumruk kadar çocuk yürüyor, koca adam eşek üzerinde" diye söylenmiş. Hoca adamı duyunca hemen eşekten inmiş ve yerine oğlunu bindirmiş. Bir müddet bu şekilde yol almışlar. Karşıdan gelen başka birisi laf atmış. "Aman yarabbi! Ne günlere kaldık, aksakallı baba yürüyor, zamane çocuğu eşek üzerinde." Bu durumdan utanan çocuk derhal eşekten yere atlamış ve babası ile birlikte yürümeye başlamış. Eşeğin boş gittiğini gören başka biri kahkahayla gülerek; "Şu ahmaklara bakın, eşek boş gidiyor bunlar ise yürüyorlar" demiş. Hoca bakmış olacak gibi değil, eşeğe binmiş ve oğlunu da terkisine almış. Bu duruma sinirlenen yaşlı bir adam hiddetle bağırmış; "Sizde hiç insaf yok mu yahu. Yazık değil mi, niçin iki kişi biniyorsunuzzavallı hayvana?" Hoca ve oğlu mahcup bir şekilde eşekten inmişler. Hoca bakmış ki ne yapsa olmuyor, kimseyi memnun edemiyor, aklına gelen bir fikri derhal uygulamaya sokmuş. Hemen oracıkta eşeği yatırıp ayaklarını bağlamışlar. Uzun bir sırığı da hayvanın ayaklarının arasından boylu boyunca geçirmişler. Birisi sırığın bir ucunu diğeri de öbür ucunu omuzlayıp eşeği taşımaya başlamışlar. Herhalde bu durum herkes için en uygun çözüm olsa gerek demiş hoca.Şimdi bu fıkrayı niçin anlattığımı merak ediyorsunuz sanırım. Efendim sebep gayet açık, şöyle ki;FIKRADAN ALINACAK HİSSEKısa bir süre önce Yığılcanın sesi ve Düzce'nin Sesi gazetelerinde, vekilleriniz olarak köşe yazısı yazmaya başlayacağımızı duyurmuştuk. O günden bu güne kadar geçen süre içerisinde toplumun değişik kesimlerinden farklı tepkilerin geldiğini gözlemledik. Tepkilerin büyük bir kısmı olumlu olmakla beraber, özellikle Düzce kamuoyuna yön verme durumunda olan ve kendileri de çeşitli gazetelerde yazılar yazan bazı yazarların son derece olumsuz tepki gösterdiklerine de şahit olduk. "Vekillerin başka işleri yok mu? Düzce'nin bütün meseleleri hal yoluna girdimi ki vekiller yazarlığa başladı?" diyenlerden tutun da; "Düzce için şu ana kadar ne yapmışlar ki neyi yazacaklar?" diyenlere de rastladık.Düzce için neler yaptığımızı ve neleri de yapmaya çalıştığımızı kamuoyu ile paylaşmak için böylesi bir imkânı kullanmak istememizin kimi niçin sıkıntıya soktuğunu anlamak zor olmasa gerek. Bu yazarların yerinde olsam biraz sabırlı olur ve yazıların yayınlanmasını beklerdim. Şurası da bir gerçek ki; bir kısım insan siz ne yaparsanız yapın kesinlikle memnun olmuyor ve olmayacaktır da.GENEL DEĞERLENDİRME2002 yılından buyana yaklaşık 12 yıl gibi bir zaman geçti. Bu sürede Ak Parti tek başına iktidar oldu ve Türkiye'de hayatın her alanında müthiş bir gelişim görüldü. Biz de, bu gelişimin Düzce'ye yansımalarını buradan anlatacağız. Birileri bundan hoşnut olmasa da biz yine bildiğimiz yolda devam edeceğiz. Çünkü siz ne kadar mükemmel iş yapsanız da herkesi memnun edemezsiniz. Muhakkak yaptığınız işlerde bir kusur aranacaktır.Biz, Nasrettin Hoca'nın torunlarıyız. Dedemizin herkesi memnun etme konusunda gösterdiği gayretin hiçbir işe yaramadığını ve sonunda eşeği taşımak zorunda kaldığını bilenlerdeniz. Bu nedenle yaptığımız işlerin herkesi memnun etmesini beklemiyoruz. Bunun mümkün olmadığının da farkındayız. Amacımız geneli memnun etmektir ve bunda da başarılı olduğumuzu düşünüyoruz. Bunun sonucudur ki halkımız bize her seçimde artan oranlarda destek veriyor. Biz de buna layık olmaya çalışıyoruz.300 YATAKLI HASTANE İNŞAATI MESELESİGeçen hafta Ankara'da önemli görüşmeler yaptık. Bunlardan en önemlisi, bir türlü hal yoluna girmeyen; Fidanlık arazisinde yapımı süren 300 yataklı hastane inşaatı meselesini, TOKİ başkanı ile konuşmak ve bir çözüm yolu aramak şeklinde cereyan etti.Kamuoyunun üzerinde durduğu önemli konulardan birisidir bu. Doğrusu biz de bu konuya önem vermekteyiz. Bu konuyu sayın başkana açık bir dille ilettik. Sayın başkan; şu ana kadar müteahhit firmanın hak edişinin %10 mertebesinde olduğunu, bunun da işin yaklaşık %20 seviyelerinde yapıldığının bir ifadesi olduğunu izah etti. Ayrıca yapımcı firmanın süresinin 31 Aralık 2013 tarihinde sona erdiğini, dolayısıyla kalan 10 ay gibi bir süre içerisinde bu işin bitirilmesinin mümkün olamayacağını ve bu nedenle de işin feshi yoluna gideceklerini söylediler.İşin feshi için yapılması gereken ilk icraat; TOKİ tarafından yapımcı firmaya ihtar çekmek olacak. Bu durumun hukuki bir sürecin başlamasına sebebiyet vereceği malum olmakla beraber bu sürecin uzun sürmeyeceğini umuyoruz.Bu konuda yapabileceğimiz tek şey sürecin hızlanması için elimizdeki tüm kozları kullanmak ve sürecin ısrarlı bir takipçisi olmaktır. Bunu en iyi şekilde yapıyoruz ve yapmaya da devam edeceğiz (inşallah).MAMURE KÖPRÜSÜ; 53 YIL SONRA YENİDEN...Geçen ay Mamure Köprüsü'nün temel kazıklarının çakılmasına başlandı. 1960'lı yılların başlarında meydana gelen bir sel nedeniyle yıkılan köprünün yerine, aradan geçen 50 yıla rağmen, bugüne kadar bir yenisi yapılmamıştı. Malum olduğu üzere bu köprü İstanbul ile Ankara'nın bağlantısını sağlayan köprüydü ve bu yol Düzce'nin içerisinden geçmekteydi. Yeni köprü birkaç yüz metre kuzeye yapılıp, eski adı E-5 olan D-100 karayolunun güzergâhı değiştirilince, yıkılan Mamure Köprüsü'nün yerine yeni bir köprünün yapılmasına ihtiyaç duyulmadı.Bugün ise bu köprüye şiddetle ihtiyacımız olduğu inancındayız. Şehrin batı istikametinde gelişememesinin en büyük nedeni buradaki ulaşımın sadece D-100 karayolu üzerinden yapılıyor olmasından kaynaklanmaktadır. Düzce'nin batısında kalan köylerin hemen hepsinin merkeze ulaşımı da yine aynı yoldan yapılmaktadır. Bu durum D-100 karayolunun trafik yükünü artırmakta, bazen son derece üzücü kazaların meydana gelmesine de sebebiyet vermektedir. Allah'ın izniyle, finansı hazır olan köprünün çok kısa sürede bitirilerek trafiğe açılacağını umuyoruz.Seçim döneminde batıdaki köylere yapmış olduğumuz bir gezi esnasında, değerli bir dostumun ısrarı üzerine bu köprünün yapımı için söz vermiştik. Melen ıslahı projesinde başlangıçta bu köprü yoktu. Arkadaşlarımızla sayın bakanımız Veysel Eroğlu'na yaptığımız ziyaretler netice verdi ve değerli bakanımız bizleri kırmayarak köprünün yapılması talimatını verdi. Kendisine teşekkür ziyareti yaptık ve temel atma törenine davet ettik. Sağ olsunlar, bu davetimizi kabul ettiler. Allah nasip ederse hem Akçakoca Sarıyayla barajının ve hem de Mamure köprüsünün temel atma töreni için Düzce'mize teşrif edecekler. Bu vesile ile Düzce'ye tarihinin en büyük yatırımlarını yapan ve yapmakta olan sayın bakanımıza buradan tekrar teşekkür ediyoruz.Selam ve muhabbetlerimle.

    2379 kez okundu.

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!

    Yorum yazın
    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları