Yazarlar

‘'YÜREĞİNİZDE BİR FERAHLIK HİSSEDERSENİZ VİCDANINIZ RAHAT OLSUN'

Sabri Arıkan

    Sevgili okurlarım;Bu haftanın konusunu kendimize öz eleştiri yapıp hesaba çekmek adına ele aldım.Aslında her insanın bu şekil öz eleştiriyi kendi kendine günlük,haftalık,aylık veya yıllık olarak yapması vicdanını rahat ettirmek için yapmalıdır. Tabi ki bu benim düşüncem… Herkesin düşüncesi ve kararı kendine aittir. Onun için bütün düşüncelerinize saygı duyarım.Benim tanıdığım bazı dostlarım ve arkadaşlarım var. Bizler bazen bir araya gelir kendi kendimizin muhasebesini yaparız ve bunun sonunda öyle bir mutluluk yaşarız ki bunun tadını hiçbir şeyde bulamayız. Sizlere de tavsiye ederim. Bu kendine öz eleştiriler kendi vicdanımızı rahatlatabilme adına çok mutluluk verici bir davranış biçimidir.

    Şimdi bazı kötü davranışlarımızı ele alalım ve bundan kendimize bir pay çıkartalım.Konuyu da ben ve bencillik üzerine getirelim ve konumuza başlayalım

    BEN BİLİRİM

    "Ben bilirim" kelimesi aslında kendine öz güvenden gelir ama bazı ben bilirimler var ki senin bildiğin akı sana kara diye diretirler. Şimdi bu ikilemde bence iki tarafta iyi düşünmeli ve ortak bir karar alınamıyorsa bu konuyu konuşmaktan vazgeçmelidirler. Yoksa bu konu ileride birbirlerine karşı zıtlaşacağı için artık ben bilirim kavramından çıkıp inatlaşmaya hatta kalp kırmalara kadar gidecektir.Şunu asla unutmayın iki tarafında haklı veya haksızlığında bu diretmeler olur. Bir taraf haklı ise senin üzerine gelir.Haksız olana dikkat edin! Ya size inat için sizin sesinizden daha fazla yükseltir sesi yada sesi daha güçsüz çıkar. Aman sevgili okurlarım bu tür davranışlardan sakının. Haklıda olsanız karşınızdaki kişi arsız ise oradan uzaklaşın. Çünkü bu tür davranışlar başınızı derde sokmaya neden olur bu tür insanlara dikkat edin.

    BEN YAPARIM

    "Ben yaparım" demekte öz güvenden gelen bir hareket tarzı .Fakat beyin hücrelerinin eksikliği nedeni ile bir takım insanlar ben bu işi yaparım arkadaş kim ne derse desin millette görsün der ama yapacağı işin hesabını kitabını bilmez .(sözüm meclisten dışarı)Bir eşeğe taşıyabileceği kadar yük yüklersin. Fazlasını yüklediğin anda o eşek yere yıkılır ve hatta bu yıkılış esnasında eşeğin ayağı da kırılabilir. Bir daha o eşekten yararlanamazsın bile.Sizlere bir örnek vereyim.Benim bir arkadaşımda bu kafada biri idi Kendisini büyük bir iş adamı zanneder her işe zıplardı.Bir gün bir ihale haberi alır bize gelir derki ;"Ben yakında bak neler yapacağım öyle bir iş alacağım ki hepinizin ağzı açık kalacak helal olsun diyeceksiniz." Ne işi diye sorduk kendisine bir harfiyat ihalesi alacağım ve benim alacağımda kesin. Neden diye sordum ihaleye girenlerin tekliflerinin hepsini biliyorum. En az teklif verenin yarısını teklif edeceğim. Hesabını iyi yaptın mı? ,seni kurtaracak mı? diye sorduğumda sen ne anlarsın hesaptan diyerek beni küçümsedi ve gitti. Bizlerde zaten ondan sonra aramızdaki arkadaşlık bağlarını kopardık kendisi ile. Bu benim anlattığım olay bundan beş yıl önce oldu. Bundan iki ay önce Kadıköy de işim vardı. Kadıköy'e gittim iskelede ayakkabı boyacılığı yapan bu zatı gördüm ve hemen yanına gittim. Dedim hayırdır bu hal ne yüzünü benden kaçırdı .Bana bakmıyordu, git dedi. Bende gitmem gel şurada bir çay içelim dedim ve oturduk. Dedim anlat bakayım ne oldu? Hayat dedi bana öyle bir ders verdi ki keşke beni uyaran siz arkadaşlarımı dinleseydim .Sen dedim bırak şimdi anlat ne oldu? Bir hafriyat ihalesi almıştım hatırladın mı? Evet dedim. O ihaleyi aldım, hesap kitap yapmadan işe girdim .Benden teminat mektubu istendi, gittim onu da bankalardan hallettim. İşe ihale tutarının yarısını peşin alıp başladım .On gün sonra aldığım avans yetmedi ve bankalardan evimi ipotek karşılığında borç aldım. Oda yetmedi ve işi bitiremeden iflas ettim. İcra yolu ile bütün mal varlığım satıldı ,yine yetmedi ve sonra hapse girdim. Hapisten de bir ay önce çıktım ama bu bana büyük bir ders oldu. Eşim ,çocuklarım hepsi beni terk ettiler. Bende geçimimi buradan sağlıyorum dedi.Seni şimdi bir konuda taktir ettim dersini almış iyi ezberlemişsin ve kimseye muhtaç olmadan gurur yapmadan bu işi yapıyorsun ya rabbim sana kaybettiklerinden daha fazlasını versin diye dua edip oradan ayrıldım .İşte okurlarım ben yaparımın hikayesi bu. Gerisini siz düşünün. Bu durumu diğer arkadaşlarıma da anlattığımda kimsenin ne ağzı açık kaldı nede helal olsun dedi. Çünkü beklenen bir sonuçtu.

    BEN FARKLIYIM

    Bu tür insanlara sormak lazım "Acaba neren farklı" diye. Tüm insanlığı yaradan rabbim acaba onun neresini farklı yaratmıştı? Kendini aynaya baktığında ne olarak görüyordu? Aman deyim dostlar bu kelimeyi şakada olsa ne siz söyleyin söyleyenden de uzak durun. Bu konunun üzerinde durmak dahi istemiyorum. Konuşurken aman dikkat edin .Herkes kendine göre farklı ama bu sadece fikir ve düşünce farklılığıdır. Bir farkta fiziki görünüm oda şüpheli bir atasözü var. Rabbim insanları çift yaratmış diye bu sözde fiziki olarak birbirine benzeyen insanları kastetmişler ama onlarında fikir ve düşünceleri farklı. İnsan yaradılışının bütün uzuvları aynıdır .Bir takım elbise ve bir kıravatla insan farklı olmaz.

    BENİM HEDEFLERİM BÜYÜK DİYENLER (PATRONCULUK OYNAYANLAR)

    Kendine hedef koyan insanları ele alalım. İyi yolda olanlara rabbim yollarını açık etsin.

    Bizde bu iyi yolda olmayanları yazalım.Bazı işletmelerde şunu gördüm. Ben hedef büyüteceğim, onun için harcamalarımı kısmam gerek derler .İlk önce çalışanın haklarından kısmaya başlarlar ama kendi özel harcamalarından taviz vermezler. Gösterişe çok meraklıdırlar ,patronculuk oynamayı çok severler. Yanında çalıştırdıklarını çalışanı gibi değil adeta kölesi gibi görür. Hak adalet tanımaz .Hep kendinin kazanmasını ister. Yanında çalışan en samimi arkadaşı da olsa onun için fark etmez. Karşısındaki kişilerin sözüne itibar etmez. Hep kendi bildiğini okur. Emir vermeyi çok sever, insanları küçük görürler. Ulaşamayacağı yerdeki insanlara ya yalancı ya da hırsızlıkla suçlarlar. Sürekli şöhret peşinde olurlar. İsimlerinin önüne sayın kelimesini ,sonuna da efendim veya bey kelimesini koymazsanız çok bozulurlar. Çünkü onlar kendilerini patron olarak görürler ve herkesten saygı beklerler. Evet sevgili okurlarım değirmenin suyunu sadece kendine çevirmekle hak ve adalet mekanızması'nın dişlisine çomak sokmakla patron olunmaz. Bu tür insanlara hatırlatacağımız tek bir söylenecek sözüm var. Patron seninde benimde ve tüm canlı mahlukatın da tek bir patronu var ve bu patron hak ve adaleti sana da bana da eşit verir. Çünkü ondaki terazi şaşmaz bunu hiçbir zaman unutma.

    MENFEAT ARKADAŞLIĞI

    Bu tür arkadaşların yaptıkları hareket tarzı futbol tabiri ile dokuz kusurlu hareketlerin başlarında gelir.

    Arkadaşlar her ne olursa olsun hep kendilerine yontarlar. En ufak bir çıkarı yoksa kimselere yaklaşmazlar

    Hep garibanı ve mazlumu arkadaş seçerler. Kendisi gibi olanlara asla yaklaşmazlar .Sürekli karşı taraftan bir şey isterler ama kendileri vermezler. Onlar için arkadaşlık,akrabalık,komşuluk maddiyatla ölçülüdür.

    Senden bir şey isteyeceği zaman güler yüzle yaklaşır .İstediğini alamazsa bırak seni tanımayı arkandan kuyunu bile kazar .İstediğini alırsa en kral arkadaşı sen olursun. Rabbim bizleri böyle insanlardan uzak tut yarabbi. Sevgili okurlarım çevrenizde böyle insanlar varsa aman uzak durun. Çünkü başınızın belaya girmesi an meselesidir.

    BEN SİYASETÇİYİM

    Siyaset yapanlara da birkaç sözüm olsun istedim. Buradan siyasete girip de adamlığını kaybetmeyen insanlara lafım yok ama işin diğer yüzü yani başka siyasetçiler için siyasetçinin açılımını yapalım.

    Önce yukarıdan aşağıya siyasetçiyim yazalım açılım bakalım ne hal alacak.

    S ağı solu tanımam

    İ şler sonra yapılır

    Y alan benim göbek adımdır

    A sla başkalarına güvenmem

    S er verir ama sır vermem

    E meğe saygı nedir bilmem

    T eşkilat benden sonra gelir

    Ç alar çırparım hesap vermem

    İ lime bilime inanmam

    Y er içer keyfime bakarım

    İ manım mal mülk paradır benim

    M alesef ben buyum

    İşte sevgili dostlar siyasetçiyim diyenin açılımı başka söze ne hacet…

    Evet sevgili okurlarım bu gibi daha çok konular var ama daha derinlere inersem beni deli diye ya tımarhaneye gönderirler yada son günlerde moda olan Ergenekoncu deyip gazetecileri ceza evine attıkları gibi beni de atarlar. Onun için bu konuları burada kesiyorum. Burada genel olarak hep işin kötü taraflarını ele aldım. Çünkü yapmamamız gerekenler şu üç günlük dünyada neleri paylaşamıyoruz onu anlayamadım. Kendinizi bir günlüğüne de olsa hesaba çekin ve kendinize sadece şu soruları sorun.Bu gün ben ailem için ne yaptım?Bu gün ben akrabalarım,komşum,arkadaşlarım ve çevrem için ne yaptım? Daha da önemlisi bu gün ben Allah için ne yaptım diye kendinize sorup yüreğinizle cevaplayın. Bu sorgulamanızın sonunda ‘'Yüreğinizde bir ferahlık hissederseniz vicdanınız rahat olsun'Bu haftaki konuma aşağıdaki dörtlükle son veriyorum. Rabbim kalbinizden sevgiyi sofranızdan ekmeği vicdanınızdan merhameti eksik etmesin saygı ve sevgilerimle…

    İnsanı insan yapan yüce yaradan

    Götüreceğimiz yok bu yalan dünyadan

    Bütün servetimizdir bizi saracak kefen

    Cennet için bir yer dile yüce mevladan.

    13171 kez okundu.

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!

    Yorum yazın
    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları