Gündem

İLÇEMİZDE SİVİL TOPLUM (STK'lar)

30/03/2021 13:41
İLÇEMİZDE SİVİL TOPLUM (STK'lar)

    Yığılcanınsesi  Gazetesi'nin Değerli Okuyucuları ve Sevgili Dostlar, bu hafta sizlere  ilçemizde ve yurdumuzda Sivil Toplum Kuruluşlarının (STK) faliyetleri  üzerinde yazıp  bilgi vermek istedim. Umarım ilginizi çeker. Sivil toplum; bir devletin otoritesi altında varlık gösterip kanunla yaşayan, devletten bağımsız (özerk), gönüllülük esasına dayanan örgütlü bir topluluktur. Sivil toplumlar dostluk ve arkadaşlıkların kurulduğu acıların ve sevinçlerin paylaşıldığı ortak yerlerdir. Aktifliği sağlar, içe dönük yaşantımızı dışsallaştırır. Bunlar; Sendikalar, odalar, dernekler , vakıflar,
    Kooperatifler vb.olarak adlandırılırlar. Demokrasilerde nasıl ki siyasal partiler olmazsa olmazı ise  Sivil Toplum Kuruluşları da demokrasinin olmazsa olmazıdır.
                  Değerli Dostlar, Atalarımız :''Bir elin nesi var,iki elin sesi var demişler." Bu iki el birleşerek toplu elleri oluşturur. Toplu yaşayan insanlar birtakım faliyetler için mutlaka bir araya gelirler ve sivil toplum kurumlarını oluştururlar. Bu kuruluşların tarihsel gelişiminden bahsedecek olursak: Biz de Türk ve İslam filozofu Farabi daha 10. asırda "Medine tül-fadıla"  (Erdemli, İdeal Toplum) adlı meşhur eserinde :"İnsan tek başına kendini sürdüremez ve mükemmelleşemez. Yaradılışın gayesi olan mükemmelliğe ancak birbiriyle yardımlaşan birçok insanın bir araya gelmesiyle ulaşılabilir." demektedir. İşte bu felsefe Türk medeniyetinin mayasını oluşturmuştur. Selçuklu ve Osmanlı dönemlerindeki ahilik, lonca teşkilatları ve yüzlerce vakıf sivil toplum örgütlerinin en güzel örnekleridir.  Sivil toplum anlayışı cumhuriyetle daha çok gelişme göstermiş, 1980'li yıllardan sonra totoliter anlayışların yerini sosyal anlayış almaya başlayınca sivil toplum hareketleri gelişmeye başlamıştır. Bizde ilk kurulan sivil toplum örgütü ''Osmanlı Yaralı ve Hasta Askerlere Yardım Cemiyeti'' adıyla 11 Haziran 1868'de kurulan Kızılay'dır. Sivil toplum hareketi aslında okulda başlar. İlkokul yıllarını hatırlayalım. Daha birinci sınıfta iken öğretmenler sosyal kol  faaliyetlerinde sosyal kulüpleri oluşturup sivil toplumun temelini atarlar. Birlikten kuvvet doğar, diyen öğretmenler öğrencilerine birlikte hareket etme duygusunu aşılamaya çalışırlar. ''Beremen Mızıkacıları '' adlı masalı hatırlayın. Her biri işe yaramaz diye dışlanan; eşek, köpek, kedi ve horoz bir araya gelip hırsızlara ne güzel ders vermişlerdi. Bu masalda  olduğu gibi maalesef, insanların  yaşlandıkça yardım etme iç güdüleri artıyor. Çocukluk yıllarımızda karşılık beklemeden arkadaşlarımıza yardım ederken gençlik yıllarında işin içine menfaat girmeye başlıyor. Yardım ederken bazen zamanlamayı iyi yapmak lazım. Ender BALKIR'ın " Ruhumda Sızı" adlı türküsüne yaptığı bir klipte çocuk her gün engelli  birine yardım edip okula geç geliyor, öğretmen de her defasında onu sopa ile cezalandırıyor. Bir gün çocuğun neden geç geldiğini anlamak için takip ettiğinde gerçeği öğreniyor. Öğrencilerin önünde çocuktan özür dilemek için kendisine sopa ile vurmasını istiyor. Güzel bir klip. Yardımlaşmayı ve bu uğurda çekilen cefayı anlatıyor.Anlayıp dinlemeden hareket etmemek lazım. Bazen yaptığımız hataların telafisi yok.
                    Ülkemizde sivil toplum çalışmaları artık kurumsallaşmaya başlamıştır. Tüm işlemler , DERBİS  ile takip edilip bilgisayar ortamında  yapılmaktadır. İl ve ilçelerdeki tüm sivil toplum kuruluşları işlemlerini İl Dernekler Müdürlüğü kanalı ile yürütmektedir.İlçemizde ise sivil toplum çalışmaları Kaymakamlık Yazı İşleri Müdürlüğünce takip edilmektedir. İlçemiz yazı işleri müdürü Serdar BADEM yaklaşık on yıldır ilçemizde görev yapmakta olup bu konuda oldukça tecrübelidir. Sivil toplum çalışmalarına her zaman yardımcı olmaktadır. Yığılca'da şu anda aktif görev yapan 24 adet dernek vardır. Ayrıca; Ziraat Odası, Esnaflar Odası, Arıcılar, Kamyoncılar, Esnaflar ve Orman Kooperatiflerini de sivil toplum kuruluşu olarak sayabilirz. Bu sivil toplum kuruluşlarında sadece  dernekler gönüllülük esasına göre çalışmaktadır.Diğer odalar ve kooperatifler bazı işleri ortak yürütmek için menfeate dayalı kurulmuşlardır. Mart ayı sonuna kadar kongre zamanı gelenlerin mutlaka olağan genel kurullarını yapması gerekiyor. Yapmayan dernekler varsa acilen tamamlamasını tavsiye ederim. Benim başkanı olduğum Yığılca Eğitim Yardımlaşma Derneği, Yığılca Kültür Turizm Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği,Bolu ve KDZ Ereğli'deki Yığılca dernekleri de genel kurullarını yaptılar. Ayrıca köy dernekleri de genel kurullarını yapıp DERBİS işlemlerini yaptılar. Yığılca Kültür Türizm Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Genel Kurulu toplantısını 24 Mart 2021 günü yaptık. Burada alınan bazı kararlara göre: Düzce il merkezinde Yığılca adında bir dernek kurulmasına yardımcı olunması ve temmuz ayı içinde salgının seyrine göre Sarıkaya Mağarası'nın önündeki alanda dernekler festivali  yapılması  kararlaştırıldı. Bugün Düzce'de on bine yakın Yığılcalı var. Bunlara yardımcı olacak, haklarını savunacak bir derneğin kurulması şarttır. Bunun için istekli ve gönüllü Yığılcalı dostlara ihtiyacımız var. İnşallah yakın zamanda kurulur. Bundan başka ilçemizde çevre  ve  sivil savunma alanında hizmet yapacak derneklere ihtiyaç var. Yığılca gittikçe çoraklaşıyor.Bir yanda taş ocakları,bir yanda mermer ocakları ve çimento fabrikası. Hiç değilse bundan sonrası için bir şeyler yapalım. Dedelerimizin miras bıraktığı bu cennet beldenin  daha fazla  tahrip  edilmesine göz yummayalım. Bir gün bakacaksınız gökteki kartallar, kuşlar ; dağları örten ormanlar yok olmuş. Her yer insanoğlunun kokusuyla dolmuş. İşte o gün insanoğlu için yaşamın sonu  olacak, diyen Kızılderililer yok oldu gitti. Tarihten örnek alalım. Bunun için çevre koruma ve afetlerde gönüllü yardım yapacak derneklere ihtiyaç var. 
                 Dernek faliyetlerinin yürütülmesinde en önemli görev dernek başkanları ve yönetim kurullarına düşüyor. Ne demişler:" At sahibine göre kişner." Başkan iyi çalışırsa dernekler güzel işler yapar. Başkan denilince bir fıkra yı hatırladım : Bir gün Nasrettin Hoca'nın  yaşadığı yerde komşuları ona bir oyun oynamak ister. Hoca'yı hamama götürüp hamam parasını ona ödeteceklerdir. Hamama giderler orada Hoca Efendi  şimdi hepimiz tavuk gibi gıdaklayıp yumurta çıkaracağız, yumurta çıkarmayan hamam parasını ödeyecek derler. Kendileri birer yumurta getirmişlerdir. Gıdaklamaya başlayıp altlarından yumurtalarını çıkarırlar. Hoca oyuna geldiğini anlamıştır. Hemen horoz gibi ötmeye başlar. Komşuları : "Ne yapıyorsun? Yumurta çıkaramadın, hesabı öde!" deyince  bu kadar tavuğa bir horoz lazım der. Yani toplumumuzda lider önemli bir kavram. Dernek başkanı iyi bir liderlik yaparsa güzel işler yapar. Geçen hafta Kültür Türizm Derneği başkanı aynı zamanda gazetinin sahibi  Gökhan ALKAN'la Çilimli'ye  gittik. Erdemliler Derneği tüm dernekleri davet ederek yaptığı projeleri  ve  faliyetlerin sunumunu yaptı. 3-4 proje yapıp derneklerine büyük bir gelir sağlamışlar. Gerçekten çalışınca oluyor. Dernek sadece üye aidatları ile yürümez. Bazı  çalışmalarla derneklere girdi sağlayıp insanlara hizmet etmek derneklerin ana hedefidir. Bunu yapan dernekleri ve yöneticilerini tebrik ederim. İnsanları seven, dostluk kavramına önem veren, birlikte başarmaya gönül vermiş herkesi bu konuda çalışmaya davet ediyorum. Bu konuda Yığılcalı emekli komutan Yılmaz Bey var. Maşallah neredeyse tüm Yığılcalı derneklerin toplantılarına katılıyor. Ancak Bir Yılmaz YURTSEVEN komutanla bu işler yürümez. İnsanlarımızı bu konuda bilinçlendirmeliyiz. Avrupa'da bir kişiye kaç derneğe üyesin diye sorularak nasıl bir insan olduğu hakkında hüküm veriliyor. Gelişen dünyamıza ayak uydurmak için herkesi mutlaka bir derneğe üye olmaya davet ediyorum.    
            Değerli Dostlar, demokratik biçimde, insanca, dostca yaşamak istiyorsak Sivil toplum kuruluşlarına gereken önemi  vermemiz  gerekir.Bu konuda gereğini yapmazsak işin içine Föto vb cemaatler girer.  Sivil Toplum Kuruluşları sadece düşüncelerini ifade eden değil, aynı zamanda proje üreten, sorunlara çözüm arayan, bilimsel araştırmalar yapan, hizmet eden ve barışçıl bir yapıya sahiptir. Ülkemizde ise eskiden STK'lar korkulan ve devlete düşman olarak algılanmakta idi. Bugün yavaş yavaş bu anlayış değişmeye başladı. Sivil Toplum Kuruluşları devletimizin yapmış olduğu çalışmalara yardımcı ve destek olacağı ortak çözümlerin bulunabileceği  kuruluşlardır. Bu İşbirliği ülkemiz için büyük yarar sağlayacaktır.,STK'lar halkın sesi, gözü ve kulağıdır. Devlet ve halkın arasında bir köprüdür. Devletin ve vatandaşların tüm hak ve hukukunun savunucusudur. Kısaca: Sivil Toplum Kuruluşlarının yönetimler üzerindeki etkinliği, o ülkeleri daha çağdaş ve demokratik hale getirmektedir. STK'lar demokrasinin olmazsa olmaz unsurları olarak toplumsal hayatımızın odak noktasında yer almalıdır. Burada yazıma son verirken  bir başka konuda buluşmak üzere hoşca kalın, dostca kalın. 

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!

    Yorum yazın
    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.